Anasayfa |    
Önel'den Merhaba |    
Biyografi |    
Kitapları |    
Oyunları |    
Yazıları |    
Çizimleri |    
Hakkında |    
Forum |    
İletişim |    





Büyük Reis Küçük Sincap

Perde

Oyun Kişileri

Oyun Metni Eklenmiştir

Oyun Hakkında


BÜYÜK REİS

KÜÇÜK SİNCAP

(Çocuk)









Altı Bölüm












1. Bölüm







Birinci Bölümün Oyuncuları:



ARİF

DEMİRCAN

AYŞE

NURİ

FERDİ

TUNÇ

VAROL

BABA




EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ MÜZİĞİ


FADE





UZAKTAN ARAÇ KORNOLARI, SATICI SESLERİ



DEMİRHAN _ Arif! Ben daha fazla dayanamayacağım!
ARİF _ (ALINGAN) Harikasın Demirhan! Her zamanki gibi oyunbozanlık yapıyorsun.
DEMİRHAN _ (KIRILMIŞ) Ne yaptım şimdi ben?Acıktıysam kabahat benim mi?.
ARİF _ Ben de sana bir şey söylemedim zaten! Acıkan karnına kızıyorum.
DEMİRHAN _ Hiç komik değilsin!
ARİF _ Sen de hiç dayanıklı değilsin, biliyor musun? Nuri neredeyse gelir.
DEMİRHAN _ Umarım! Sırt çantamdaki dondurmayı da bardaklara koyup içeriz artık. Bu sıcakta dondurma onca zaman durur mu?
ARİF _ Bunda haklısın. Dondurmaları tam yola çıkacağımız zaman alacaktık. (HEYECANLI) Şuraya bak! Ablamla Tunç geliyor. . Yaşasın!
DEMİRCAN _ Pikniğin okul bahçesinden ne farkı var sanki... Örtülerimizi
hemen şuraya bir güzel serseydik fena mı olurdu?
AYŞE _(UZAKTAN, GİDEREK YAKLAŞIR) Herkese merhaba!
DEMİRCAN _ Merhaba Ayşe!
AYŞE _ Arif? Babam sana şu uzun kollu gömleği gönderdi. Çantana
koysan iyi olur...
ARİF _ Yapma abla! Bu sıcakta bu gömlek, olacak şey değil!
TUNÇ _ (İÇ ÇEKER) Büyükler böyledir koçum. Bilmezmişsin gibi...
DEMİRCAN _ Ooo! Dertli arkadaşımız Tunç bey sonunda konuştu.
TUNÇ _ Ben az ama öz konuşurum.
DEMİRCAN _ Ben de dondurmanın erimemişini severim!
AYŞE _ Demircan? Bu ne demek şimdi?
ARİF _ Aklınca eğleniyor. Nuri’nin çok geciktiğini , bu arada dondurmaların çoktan eriyip suya dönüştüğünü söylemek istiyor.
TUNÇ _ Bir dakika! Şey... size söylemediler mi?
ARİF _ Neyi?
TUNÇ _ Nuri piknik yerine bisikletiyle gidecek. Ferdi ile birlikte. Yükleri olduğu için bisikletle gitmeye karar verdiler.
DEMİRCAN _ (CANI SIKKIN) Harika! Bu piknik projesini yürüyüş olsun
diye ortaya atmamış mıydık peki?
AYŞE _ Bundan benim de haberim yoktu arkadaşlar.
TUNÇ _ İşte iletişimsizlik diye buna derim ben.
AYŞE _ Neyse! Yine de söylediğin iyi oldu Tunç. Yoksa burada
saatlerce onları bekleyecektik.
ARİF _ İyi ama bu mesaj nasıl olur da bize ulaşmaz?
AYŞE _ Bu sorunun yanıtını yolda düşünmeye ne dersiniz acaba?
TUNÇ _ Haydi öyleyse. Daha fazla gecikmeyelim.
DEMİRCAN _ Arkadaşlar! Kavaklığa gidene kadar açlıktan ruhumu teslim
edersem beni kavakların gölgesine gömersiniz , olur mu?
ARİF _ Bana kalırsa, senin için en uygun yer kebapçı Rıza ağabey’in
arka bahçesi Demircan kardeş!
AYŞE _ Şakalarınız hiç sevimli değil çocuklar. Haydi bakalım... Uygun
adım marş! İlk hedefimiz kavaklık.
DEMİRCAN _ İkinci hedef ise sandviç ve meşrubatlar!

EFEKT: NEŞELİ BİR SOHBETLE YÜRÜMEYE
BAŞLARLAR, AYAK SESLERİ UZAKLAŞIR



PROGRAM MÜZİĞİ

FADE


BABA _ (MERAKLI) Ee? Herkes bir köşeye serildi kaldı. Şu piknik macerasını kimse anlatmayacak mı yani?
AYŞE _ Açık hava gerçekten de yorucuymuş baba. İnan, insan konuşacak
gücü kendinde bulamıyor.
BABA _ Bilmez miyim Ayşe? Şu Kavaklık! Kimbilir gitmeyeli ne kadar çok
olmuştur. Hala güzeldir umarım.
AYŞE _ Ne yazık ki, Kavaklığın çevresindeki yeşil alan hızla daralıyor baba.
BABA _ Biliyorum. Oraya da binalar yapılıyor. Umarım Kavakları kesmezler.
ARİF _ Buna izin vermeyiz baba... Asla izin vermeyiz!
BABA _ Bak sen şu yiğit delikanlıya! Aslan oğlum benim.
ARİF _ Mahallenin çocukları olarak güzelim kavakları asla kestirmeyiz!. Sonuna kadar direniriz...
BABA _ Umarım buna gerek kalmaz Arif! İyi ama soruma kimsecikler
yanıt vermeyecek mi? Piknik nasıldı bakalım?
AYŞE _ Begüm gelemedi. Annesine yardım edecekmiş.
BABA _ Desene, sen kız başına yalnız kaldın!
ARİF _ Demircan’ı sorarsan her zamanki gibi mızmızlandı durdu.
BABA _ Sahi mi?
ARİF _ Neymiş?.. Sırtına çalı batmış... Sandviçini karıncalar işgal etmiş...
BABA _ Bak bak! Düpedüz dedikodu yapıyor bu çocuk. Peki ya Tunç?
O nasıldı?
AYŞE _ Her zamanki gibi suskundu..
BABA _ Babasıyla arası yine bozuk mu dersiniz?
AYŞE _ Bir şey söylemedi ama sanırım durum pek hoş değil..
BABA _ Değişik bir kişilik Muammer bey. Oğlunun da kendisi gibi iş adamı
olmasını istiyor.
ARİF _ Hem de daha çocukken! Baba, bu haksızlık değil mi?
BABA _ Bence haksızlık. Ne yaparsınız çocuklar! İnsanların değer
yargıları farklı farklı... (NEŞELİ) Nuri keyifli miydi bari?
AYŞE _ Hem de nasıl! Marketten dünya kadar içecek taşımış.
BABA _ Ama olmaz ki! Bu durumdan babasını haberdar etmesi
gerekiyor çocuklar...
ARİF _ Eninde sonunda söylüyor da biraz geç söylüyor, biliyorum.
AYŞE _ Ferdi’yle ikisi piknik yerine bisikletle geldiler baba.
BABA _ Öyle mi? Bakın şu açıkgözlere!
ARİF _ Evet! Bu durum kurallara aykırıydı ama Nuri gereken önlemi almış olduğu için kimse sesini çıkaramadı.
BABA _ Nasıl bir önlemmiş bu?
ARİF _ Herkese fazladan bir fındıklı gofret!
BABA _(İÇİNİ ÇEKER) Ne diyebilirim! Siz zamanelerle baş etmek çok zor.
AYŞE _ (UZAKTAN) Aaa! Baba.. Şu genç adam kim? İlk kez görüyorum...
BABA _ Ha! Şu delikanlı. Karşı bahçedeki küçük eve taşındı bu gün. Siz
piknikteyken...
AYŞE _ (TEDİRGİN) Şey... Yürürken biraz aksıyor sanırım...
BABA _ Evet. Yanılmıyorsam kalça çıkığı! Büyük olasılıkla da doğum sırasındaki bir ihmalden.
ARİF _ (HAREKETLİ) Şu yeni komşumuza ben de bakabilir miyim?
BABA _ Ooo! Bakıyorum , piknik gazisinin biti kanlandı...
AYŞE _ (YAKLAŞAN AYAK SESLERİ) Yoksa onunla tanıştın mı baba?
BABA _ Bir ara balkona çıkmıştım, selamlaştık. Adı Varol! Efendi bir çocuk.
Evde bir de yaşlı annesi var ama henüz onu göremedim.
ARİF _ Şuraya bakın! Daha bugün taşınmış birine hiç benzemiyor. Bahçeye masayı yerleştirip çalışmaya başlamış bile.
BABA _ Belki de sınavları filan vardır. Eee? Çocuklar! Yeni komşumuzu gözetlemekten vazgeçip akşam yemeğini hazırlamaya ne dersiniz? Ayşe? Annenin yokluğunu hatırlatmayacaktın bize, unuttun mu?
AYŞE _ Tamam baba! Hemen hazırlayacağım. Ancak, daha önce balkondaki
çamaşırları toplasam iyi olacak... Ayrıca, annem de burada olsaydı böyle yapardı! (UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ)
BABA _ Ne yapalım evlat! Evin şimdiki patronu o. Uyum sağlayacağız..
ARİF _ Bana kalırsa baba... (DURAKLAR)
BABA _ Ne söyleyecektin Arif?
ARİF _ Şey... Bana kalırsa, ablam da şu yeni komşumuza bir merhaba demeye
niyetlendi aslında.
BABA _ Seni geveze! Hadi bakalım, herkes görevinin başına. Ablan yemeği hazırlayana kadar sen de akvaryumdaki balıkları doyur bakalım.
ARİF _ Sahi! Onları hepten unuttuk değil mi! Merak etme Baba.
Ben onları şimdi doyururum.




EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ

FADE



NURİ _ Bana kalırsa Tunç gelmeyecek Arif...
ARİF _ Ne kadar sabırsızsın! Biraz daha bekleyelim bakalım.
FERDİ _ Bence boşuna bekliyoruz. Tunç babasından izin alamadı. Var mısınız
iddiasına?
NURİ _ Sakın iddiaya filan girmeyin arkadaşlar. Kim kazanırsa kazansın, kaybeden ben oluyorum.
FERDİ _ Ne yapalım Nuri kardeş! Aramızda babasının marketi olan bir sen varsın.
NURİ _ Öyle olsun Ferdi bey! Çikolatalara yumulurken başka türlü konuşuyorsun ama...
FERDİ _ Ne oldu şimdi! Anlaşılan Nuri kardeş alıngan bir gününde. Şaka bile
yapamıyoruz.
NURİ _ Arkadaşlar... Bence Tunç gelmeyecek. Daha doğrusu, izin koparamadığı için gelemeyecek. Demircan da üşütmüş olduğuna göre...
FERDİ _ Demircan üşütmüş mü sahiden?
ARİF _ Evet. Piknik yürüyüşünde bir hayli terlemişti. Sonra da dondurmalara
saldırınca...
FERDİ _ Anlaşıldı. Bu gün kimsenin basket oynamaya niyeti yok...
NURİ _ Hava da sıcak zaten. (ESNER) En iyisi evlere dağılıp...
ARİF _ Bir güzel uyku çekersiniz Nuri bey!
NURİ _ Akıllım! Kitap okuyorum ben. Üstelik tuğla kalınlığında bir kitap!
FERDİ _ Oh! Öyle bir kitaptan harika bir yastık olur.
ARİF _ Anlaşıldı. Bu gün kimsede iş yok. Ben de eve gidiyorum öyleyse. Bahçedeyse belki biraz Varol ağabey’e uğrarım önce..
NURİ _ Varol ağabey mi? O da kim?
ARİF _ Aaa! Size söylemeyi unuttum. Varol ağabey bizim yeni komşumuz. Şu bizim apartmanın arkasındaki küçük eve taşındı.
FERDİ _ Sahi mi? (HEYECANLI) Belki basketten anlıyordur...
ARİF _ Sanmam. Yani... bir ayağı aksıyor Varol ağabey’in.
FERDİ _ Eee? Peki öyleyse neyle uğraşıyor bu Varol ağabeyimiz?
ARİF _ Yapma Ferdi! Sanki dünyada basketboldan başka bir uğraş yokmuş gibi konuşuyorsun. Varol ağabey bol bol kitap okuyor. Okuyor ve yazıyor...
FERDİ _ Çok sıkıcı biri olmalı!
NURİ _ Ha ha! İşinize gelmedi değil mi Ferdi bey! Varol ağabey bana benziyor demek ki. Kitaplarla haşır neşir olduğuna göre...
FERDİ _ Umarım onları senin yaptığın gibi yastık olarak kullanmıyordur.
NURİ _ Bana baksana sen! Anlaşılan canın tatsızlık istiyor.
ARİF _Yapmayın çocuklar! Şimdi de kavga mı edeceksiniz yani? En iyisi,
az önce de söylediğim gibi, evlere dağılalım. Belki akşamüstü yeniden görüşürüz. Ne dersiniz?
NURİ _ Tamam! Ben markette olacağım çocuklar...
FERDİ _Ben buradayım! Tek başıma kalsam da basket oynayacağım!




EFEKT:
KAĞIT HIŞIRTIŞLARI, AYAK SESLERİ



AYŞE _ Dosyalardaki bütün bu çalışmalar gerçekten senin mi Varol ağabey?
VAROL _ Abartma Ayşe! Acemice karalamalar hepsi.
AYŞE _ Demek tiyatro oyunu yazmaya çalışıyorsun...
VAROL _ Senin de söylediğin gibi işte. Çalışıyorum. Umarım sonunda başarılı olurum.
AYŞE _ Tiyatroyu bu kadar çok mu seviyorsun?
VAROL _ Hem de çok!
AYŞE _ Babam her zaman şöyle der Varol ağabey. Hayatta ne istediğini biliyorsan, yapacağın işi bir hayli kolaylamışsın demektir!
VAROL _ Bak bu deyişi sevdim.
AYŞE _ Peki, çalışmakta olduğun bu oyun... Nasıl bir şey?
VAROL _ (GÜLEREK) Gerçekten merak etmen çok güzel Ayşe! Üstünde çalıştığım oyun bir çocuk oyunu.
AYŞE _ Çocuk oyunu demek!
VAROL _ Yani, çocukların izlemesi için yazılmış bir oyun...
AYŞE _ Peki izleyecekler mi dersin?
VAROL _ Sahnelenirse neden olmasın?
AYŞE _ Sanırım bunun için bazı ön çalışmalar gerekiyor.
VAROL _ Bu doğru Ayşe. Bir oyunun sahnelenmesi oldukça uzun bir süreç...
AYŞE _ Önce oyuncuların rollerini bir güzel ezberlemeleri gerekiyor, değil mi?
VAROL _ O da önemli elbette ama... başka şeyler de gerekiyor. Gerçekten bu kadar merak ediyorsan zaman zaman anlatabilirim sana.
ARİF _ (AYAK SESLERİNİ TAKİBEN, UZAKTAN) Merhabalar!
VAROL _ Ooo! Arif de geldi işte.
AYŞE _ İyi de, neden yüzünden düşen bin parça acaba?
ARİF _ (SIKINTILI) Bizim çocuklar işte... Bilmiyor musun sanki? Öğleden sonra basket oynarız diye konuşmuştuk ama...
AYŞE _ Anlaşıldı. Takım kuramadınız.
ARİF _ Tunç her zamanki gibi gelmedi.
AYŞE _ Ya da gelemedi.
ARİF _ Belki de. Demircan’ı biliyorsun, üşütmüş... Nuri’nin de uykusu geldi.
AYŞE _Harika bir ekipsiniz doğrusu!
ARİF _ Sen eğlen bakalım...
VAROL _ Ne olursa olsun, arkadaşlık harika bir şey, değil mi Arif?
ARİF _ Elbette ama... Zaman zaman sorunlar çıkıyor işte.
VAROL _ Sanırım bu da doğal.
ARİF _ Bilmem ki! Bizimkileri tanımıyorsunuz. Hepsi bir alem... Bir Ferdimiz var örneğin.. (COŞKULU BİR BİÇİMDE TAKLİTLE) Siz giderseniz gidin! Yalnız da kalsam ben basket oynayacağım!
AYŞE _ Gördüğün gibi, kardeşim de biraz tiyatrocu sayılır Varol ağabey!
VAROL _ (GÜLEREK) Merak etme, fark ettim Ayşe..
ARİF _ (MERAKLI) Nasıl? Tiyatro mu? Bu da nereden çıktı şimdi?..
AYŞE _ Varol ağabey bir tiyatro oyunu yazıyormuş Arif. Sen gelmeden önce ondan söz ediyorduk.
ARİF _ Sahi mi? Nasıl bir şey acaba? Ben de öğrenebilir miyim?
VAROL _ Oooo! Ne güzel... Sanırım tiyatro siz iki kardeşin de ilgisini çekiyor.
Ayrıca, az önce de gördüğümüz kadarıyla Arif oldukça yetenekli ve yaratıcı!
ARİF _ Haklısın Varol ağabey. Ben oldukça yaratıcı sayılırım. Ama
benden daha yaratıcı biri var bizim mahallede.
VAROL _ Kimmiş o?
ARİF _ Kim mi? Nuri tabii. Kendisini göreceksin... Yoktan yaratır! İste, sana
o anda kutu kutu meşrubat yaratır. Gofret filan her zaman yanında zaten.
VAROL _ (GÜLEREK) Ben ondan söz etmemiştim.
AYŞE _ O da anladı ama şaka yapmadan duramıyor.
VAROL _ Bu da iyi bir özellik. Hayata neşeli bir pencereden bakarsan her zaman
kazançlı çıkarsın...
AYŞE _ Sanırım bu da senin babandan bir özdeyiş olmalı Varol ağabey.
VAROL _ Hayır. Bu söylediğim benim gözlemlerimle ilgili Ayşe. Ayrıca ben babamı kaybedeli çok uzun zaman oldu...
AYŞE _ (ŞAŞKIN) Öyle mi?
ARİF _ İşte! Bu yaptığınıza patavatsızlık deniyor Ayşe hanım!
AYŞE _ Çok üzüldüm inanın!
VAROL _ Uzatmayın canım! O kadar önemli değil. Ben başka bir şey söylemek
istiyordum şimdi.
AYŞE _ Neyle ilgili?..
VAROL _ Şey.. Bir sakıncası yoksa sizin arkadaşlarınızla tanışmak istiyorum.
ARİF _ Mahallenin çocuklarıyla mı?
VAROL _ Mümkün mü peki?
ARİF _ Neden olmasın! (ATAK) Ben şimdi onları toplayıp gelirim. Yani
her şeye rağmen toplayabilirim sanırım...
VAROL _ Dur Arif! (GÜLER) O kadar da acelesi yok. Başka bir zaman da
olabilir.
AYŞE _ Demek mahallenin çocuklarıyla tanışmak istiyorsun!
VAROL _ Çocuklarla her zaman iyi bir arkadaşlığım olmuştur. Bu arada, toplam
kaç kişisiniz Arif?..
ARİF _ (DÜŞÜNÜR) Kaç kişiyiz? Demircan... Tunç... Sonra Ferdi... Tabii
bir de Nuri var.. . Unuttuğum oldu mu abla?
AYŞE _ Gördün mü? Kızlara haksızlık yapıyorsun. Begüm’ü saymadın
bile!
ARİF _ Tamam... tamam! Kızları unuttuğumu itiraf ediyorum.
VAROL _ Yaklaşık yedi sekiz kişilik bir grup demek.Çok güzel...
AYŞE _ (MERAKLI) Varol ağabey! Yine de aklından neler geçtiğini bilmek isterdim!
VAROL _ Öyleyse şu kadarını söyleyeyim çocuklar. Benim aklımda her zaman için tiyatro vardır. Bilmem bu açıklama sizler için yeterli olur mu?
AYŞE _ Bizim arkadaşlar ve tiyatro... Tam olarak anlayamdım sanırım!
ARİF _ Akıllı ablacığım benim! Varol ağabey bizlerin de tiyatroyu sevmesini
istiyor.
VAROL _ Doğru yoldasın Arif.
AYŞE _ Öyleyse hep birlikte tiyatro izlemeye gideceğiz. bildim mi?
VAROL _ Biraz daha fazlası! Eğer düşündüğümü gerçekleştirebilirsem tiyatroya gitmemize bile gerek kalmayacak. Yani bir süre için...
ARİF _ (CANI SIKKIN) Ben bir şey anlamadım.
AYŞE _ (HEYECANLI) Yoksa... Yoksa düşündüğüm şey mi?
VAROL _ Düşündüğünü söylemezsen nasıl bilebilirim?
AYŞE _ Tiyatro bize gelecek... Yani, biz tiyatro yapacağız!
VAROL _ Tam isabet diye buna derim!
ARİF _ Anlamadım? Bizim çocuklar... oyuncu mu olacak yani?
VAROL _ En azından bir deneyebiliriz, öyle değil mi? (SUSKUNLUK) Neden
bir şey söylemiyorsunuz?
AYŞE _ Aslında... çok harika bir düşünce bu ama...
VAROL _ Zor olduğunu biliyorum çocuklar. Yine de, bütün bunları göze alarak bir
kez denemekten neden çekinelim ki?
ARİF _ Varol ağabey haklı. Hem ne demişler...
AYŞE _ Ne demişler bakalım?
ARİF _ Şey... Aklıma bir şey gelmedi!
AYŞE _ Eh! Sana yaratıcı dendi ya, şimdi ikide bir bunu kanıtlamaya kalkarsın artık!
VAROL _ Öyleyse anlaştık. Yani arkadaşlarla tanışma konusunda. İlk fırsatta bizim bahçede toplanıyoruz çocuklar. Sizin pikniklerin bir benzerini de burada yapabiliriz sanırım! Ben hazır bir şeyler alırım. Bir sürahi dolusu limonata hazırlarım. Sıcak, sevimli bir tanışma toplantısı.
Sonra da...




KONUŞMA SÜRERKEN

EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ

Birinci Bölümün Sonu






Çocuk Bahçesi






BÜYÜK REİS

KÜÇÜK SİNCAP





İkinci Bölüm





Bölüm Oyuncuları:



ARİF

AYŞE

BABA

DEMİRCAN

TUNÇ

VAROL







Önceki Bölümün Özeti:


SES _ Arif ve ablası Ayşe’nin , mahalledeki arkadaşlarıyla güzel bir
dostlukları vardır. Birlikte piknik yapar, okulun bahçesinde oyunlar oynarlar. Günün birinde, Arif’lerin oturduğu apartmanın arka bahçesindeki küçük eve bir ayağı aksamakta olan bir genç taşınır. Arif ve Ayşe, tiyatroya meraklı olan bu genç adamla kısa sürede dost olurlar. Arif; arkadaşları Nuri, Tunç , Demircan ve Ferdi’ye yeni komşularından söz eder. Bu arada, Varol ağabey’in Ayşe ve Arif’ten bir dileği vardır. Genç adam, çocukların diğer mahalle arkadaşlarını da tanımak istemektedir.






EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ

FADE


EFEKT: AYAK SESLERİ, KAPI AÇILIP
KAPANMASI




AYŞE _ (YÜKSEK) Arif! Masaya sürahi getirmemişsin! (YÜKSEK) Arif!
Nerelerdesin?

EFEKT: KAPI AÇILMASI

ARİF _ (UZAKTAN) Banyodayım abla. Yüzümü yıkıyordum.
AYŞE _ Masaya sürahiyi...
ARİF _ Merak etme, aklımda. Önce elimi yüzümü yıkayayım dedim.
AYŞE _ Kaytarıyorsun Arif! Bana hiç yardımcı olmuyorsun.
ARİF _ Yapma abla! Hem biliyor musun? Annemin sana geçici olarak verdiği annelik görevini fazla benimsedin sen...
AYŞE _ Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.
ARİF _ Tamam tamam! Hemen yardıma geliyorum....

EFEKT: AYAK SESLERİ,
ÇATAL KAŞIK GÜRÜLTÜLERİ

AYŞE _ Gerek kalmadı küçük bey. Masayı kurdum sayılır...
ARİF _ Eh! Sen o kadar aceleciysen ben ne yapabilirim?
AYŞE _ Hala yapabileceğin bir şeyler var Arif. Masayı ortaya çekmeme yardım edebilirsin.
ARİF _ Tamam. Tut bakalım ucundan... Sahi, söyler misin? Varol ağabey’i
yemeğe çağırmak düşüncesi senden mi çıkmıştı?
AYŞE _ Hayır. Bu düşünce babama ait! Sanırım, servise gitmeden önce de
evine uğrayıp haber verdi..
ARİF _ Sana da birbirinden güzel yemekler hazırlama işi kaldı desene!
AYŞE _ Aslında senin yerinde olup basket oynamayı yeğlerdim. Sahi, Demircan
iyileşmiş mi?
ARİF _ Bence turp gibi. Yine de mızmızlanıp duruyor. Basketbolda fazla başarılı olduğu söylenemez. Bunu bildiği için neler neler yaptığını bir görmelisin. (TAKLİT) Arkadaşlar! İnanmıyorsunuz ama, gerçekten çok fena başım ağrıyor bu gün!
AYŞE _ Ya Tunç? Sizle birlikte miydi?..
ARİF _ Yarım saat kadar, evet! Sonra büyük patronun arabası sokağın başında
belirdi ve sevgili prensi bizlerden koparıp aldı.
AYŞE _ Muammer amca neden böyle davranıyor ki? Sanırım hiç değişmeyecek! Sanki o hiç çocuk olmamış...
ARİF _ Kim bilebilir?
AYŞE _ Babam gecikti Arif. Varol ağabey gelecek mi dersin?
ARİF _ Bence gelecek, göreceksin. Ancak, asıl önemlisi ondan sonra başlıyor. Bakalım adamcağız hayatta kalabilecek mi?
AYŞE _ Bu da ne demek şimdi?
ARİF _ Yemeklerden söz ediyorum sevgili küçük aşçı. En iyisi, toplum sağlığı adına bir kalite kontrolu yapmak. Hani kimse zehirlenmesin diye. Hım!
Salata fena durmuyor...
AYŞE _ Arif! Sakın elini sürme o salataya!.
ARİF _ Ne olmuş canım! Yalnızca bir yaprak parçası aldım.
AYŞE _ Sana masadan uzak dur dedim!


EFEKT: KAPI AÇILMASI

BABA _ (UZAKTAN) Çocuklar!
ARİF _ Hah! Sonunda babam geldi.
BABA _ (SES YAKLAŞIR) Evet... Biz geldik!.. (SESLENİR) İçeri gel Varol! O kahverengi terlikleri ayaklarına geçirebilirsin.
AYŞE _ (ŞAŞKIN) Birlikte mi geldiniz?
BABA _ Aynen öyle oldu. Baktım Varol da evden çıkmak üzere, onu da
aldım geldim işte. Ooo! Masa harika görünüyor!
VAROL _ (UZAKTAN) Herkese iyi akşamlar.
ARİF _ Hoş geldin Varol ağabey!..
VAROL _ Merhaba Arif! İyi akşamlar Ayşe... İnanılır gibi değil! Bu masa senin
eserin mi gerekten?
AYŞE _ Yapmayın canım! Abartılacak bir şey yapmadım ben.
VAROL _ Bunlar da dekor zaten. Birazdan kaldıracağız.
BABA _ Nasıl? Dekor mu dedin? Ne demek şimdi bu?.
AYŞE _ Aklı sıra şaka yapıyor baba.
BABA _ Yanılmıyorsam epeydir şakalaşıyorsunuz çocuklar. Eğlenceli
kahkahalarınız merdivenlere kadar geliyordu. Neyse! Doğrudan doğruya masaya geçmeye ne dersiniz? Varol, geç bakalım... Sen şöyle karşıma otur. Nasıl acıkmışım!
VAROL _ Peki! Şu elimdekileri...
BABA _ (SÖZÜNÜ KESEREK) Onlar da neyin nesi öyle?
VAROL _ Bu dosyada yazmakta olduğum oyun var... Yani tiyatro için...
BANA _ Demek oyun da yazıyorsun sen?
AYŞE _ Şey... Varol ağabey’in oyunundan bizim de haberimiz var baba. Daha önce söz etmişti..
BABA _ Ne güzel! (GÜLEREK) Tiyatroya bayılırım ben.
VAROL _ Sahi mi?
BABA _ Elbette canım! Yani, işler nedeniyle sık sık gidemiyorsam da... Eee? Neden hala oturmuyoruz ki! Hem yemeğimizi yer, hem de sohbet ederiz çocuklar. Evin küçük annesi çorbalarımızı koyarsa tabii!
AYŞE _ Ben tencereyi getireyim...
BABA _ Durduğun kabahat! Haydi bakalım...
ARİF _ Sanırım dosyanın yanında bir de kitap var.
VAROL _ Çok dikkatlisin Arif! Evet, bir de kitap getirdim. Sizin için!
BABA _ Zahmet etmişsin be Varol ...
VAROL _ Neden zahmet olsun ki! Bence bütün güzellikler paylaşılmalı. Hele
bu güzellik bir kitapsa...
BABA _ Haydi haydi paylaşılmalı değil mi! Haklısın! Tıpkı çorba gibi! Açılın yoldan, geliyor Ayşe Kaptan!

EFEKT: AYAK SESLERİ, SEVİMLİ BİR TELAŞ, SESLER
ARKADA HAFİF BİR MÜZİK DUYULUR


VAROL _ Her şey çok güzeldi Ayşe. Ellerine sağlık.
AYŞE _ Teşekkür ederim Varol ağabey.
BABA _ İşte böyle evlat! Annemiz büyükannenin yanına gitmek zorunda kalınca, bizim evin geçici annesi de Ayşe kızımız oldu.
ARİF _ Hiçbir konuda annemi aratmıyor baba... Özellikle çıkışmalar konusunda!
AYŞE _ Ne yapabilirim ki baba! Hiç sözümü dinlemiyor. Ayrıca bana asla yardımcı
olmuyor.
BABA _ (KİNAYELİ) Aferin size! Konuğumuzun yanında birbirinizi çekiştirin bakalım. Oldu mu şimdi?
VAROL _ Yok canım! Bence sevimli bir atışma onlarınki. Tüm kardeşler arasında olur.
BABA _ Sende kardeş vasr mı Varol?
VAROL _ Hayır. (DURGUN) Annemden başka kimsem yok hayatta. (NEŞELİ) Ancak dostlarım çok...
BABA _ Tabii tabii! Bu daha önemli. Şey... Şu yazmakta olduğun oyun! Biraz
ondan söz edelim isterseniz. Adı neydi sahi?
AYŞE _ Aaaa! Bunu hiç akıl etmemiştim baba...
BABA _ Neyi kızım?
AYŞE _ Varol ağabey’le oyunla ilgili olarak o kadar sohbet etmiş olmamıza rağmen, oyunun adını sormak hiç aklıma gelmemişti.
BABA _ Benim ise ilk yaptığım bu oldu gördüğünüz gibi!
VAROL _ Büyük Reis Küçük Sincap!
BABA _ Efendim?
VAROL _ Büyük Reis Küçük Sincap dedim.
ARİF _ Anlamadınız mı? Oyunun adı bu. Varol ağabeyin yazmakta olduğu oyununun adı...
AYŞE _ Büyük Reis Küçük Sincap demek! Ne kadar hoş bir adı var...
BABA _ Sanırım oyun da en az adı kadar güzeldir. Eee? Yanında getirdiğine göre, belki de bizlere bir parça okursun ha?
VAROL _ Yoo! Oyunu okumak için getirmedim. Nedense bugünlerde hep
yanımda taşıyorum. Sanırım üstünde çalıştığım için...
BABA _ İyi ama, meraktan öldürecek misin bizleri? Bu oyun ne anlatıyor,
hiç değilse onu söyleseydin.
ARİF _ Evet Varol ağabey! Belki bize oyununu anlatırsın...
VAROL _ Benim daha iyi bir düşüncem var arkadaşlar.
AYŞE _ Nedir?
VAROL _ Hatırlarsanız bana mahalledeki arkadaşlarınızı getireceğinizden söz etmiştiniz...
ARİF _ (ŞAŞKIN) Arkadaşlarımızı? Tabii ya!.. Ayşe hepsine haber verdi sanırım..
AYŞE _ (O DA ŞAŞKIN) Ben... Yani şey... Açıkçası ben...
BABBA _ Şunlara da bakın hele. Suçüstü yakalandınız besbelli çocuklar. Bence, siz
Varol ağabey’e bir söz verdiniz ama sonra da unutup gittiniz. Doğru mu?
ARİF _ Unutmak değil de baba... Bizim çocukları bilirsin işte...
BABA _ Hayır efendim! Bu söz yerine getirilecek. En kısa zamanda arka bahçede toplanacaksınız. Ben de bu durumun sıkı takipçisi olacağım, tamam mı!
AYŞE _ Tamam baba! Kızlara ben haber vereceğim.
BABA _ Ha şöyle! Bu sorunu çözdüğümüze göre, sıra günün acı sorununa geldi demektir.
ARİF _ Acı sorun mu?
AYŞE _ Sanırım ben anladım. Babam, yemeğin üstüne sade kahve istiyor...
BABA _ Anlayışlı kızım benim. Eee? Konuğumuza kahvesini nasıl içeceğini sormayacak mısınız peki?


EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE

ARKADAN SESLER; GÜLMELER


ARİF _ İşte! Sonunda bizim ekibi tanıdın Varol ağabey!
VAROL _ Teşekkürler Arif. Sanırım, yine de eksikleriniz var, öyle değil mi?
ARİF _ Eksikler mi? Bilmem! Doğrtusu yoklama yapmak hiç aklıma gelmemişti.
NURİ _ Yoklamaya gerek yok Arifciğim! Her zamanki kaçaklar bu gün de
ortalarda yok..
VAROL _ Sanırım Nuri gelmeyen arkadaşlar konusunda bizi aydınlatmayı düşünüyor!..
NURİ _ Anlaşıldı! Önce bir kendime geleyim, sonra konuşmaya başlayacağım.
DEMİRCAN_ Sözü uzatmaya ne gerek var canım! Tunç ve Ferdi gelmedi işte.
Ayrıca bu hiç sürpriz bir durum değil.
ARİF _ Demircan doğru söylüyor Varol ağabey. Tunç ve Ferdi. Her zamanki
ikili!
AYŞE _ (ALINGAN) Harikasınız doğrusu. Begüm de gelemedi gördüğünüz gibi. Annesiyle birlikte alışverişe gidecekti. Boşuna konuşuyorum. Kızları ne zaman önemsediniz ki zaten?
DEMİRCAN_ Hah! Ayşe bal gibi haklı. Haydi bakalım! Kim yanıt verecek şimdi?
ARİF _ Yine başlıyoruz gördünüz mü? Sanırım bu tartışma hiç bitmeyecek.
VAROL _ (ŞAKACI) Yapmayın arkadaşlar! Niyetim bir tartışma
başlatmak değildi. Ben yalnızca kaç kişi olduğunuzu öğrenmek istemiştim...
NURİ _ Kendimizi saymak hiç aklımıza gelmemişti bu güne kadar!
ARİF _ Belki de tam olarak yan yana gelemediğimiz içindir.
DEMİRCAN _ Nuri... Arif! Kimseye haksızlık etmeyelim. Herkesin bir gereçesi var, biliyorsun bunu!
NURİ _ Yapma Demircan! Ferdi arkadaşımızın bir gerekçesi olduğunu hiç sanmıyorum.
ARİF _ Onun yaptığı düpedüz kapris. Neymiş? Basket takımı kurmayı erteleyip duruyormuşuz.
DEMİRCAN _ Haksız mı peki?
NURİ _ Hah! Şimdi de bunu tartışalım istersen!
AYŞE _ İşte! Gördün ya Varol ağabey. Düpedüz dedikodu yapıyorlar.
VAROL _ (GÜLEREK) Hayır Ayşe! Sanırım bu tür tartışmalar kendi
aralarında da oluyordur.
AYŞE _ Hiç sanmam!
DEMİRCAN _ Tartışamadığımız doğru! Ayrıca ben... iyi bir basket oyuncusu değilim, ne yapabilirim ki!
NURİ _ Ferdi’ye kalsa saatlerce antrenman yapmamız gerekecekmiş ama,
bu da bir haksızlık.
VAROL _ Sorun anlaşıldı. Peki, ya diğer arkadaşınız?
ARİF _ Tunç’tan söz ediyorsun sanırım! Gelememesi, onun elinde olan
bir şey değil Varol ağabey.
DEMİRCAN_ Doğru. Aslında Tunç’a kalsa gelmek ister ama...
VAROL _ Gerekçesi ne peki?..
NURİ _ Şey... Nasıl söylenir bilmem ama...
AYŞE _ Anlaşıldı. Bunlar söyleyemeyecekler Varol ağabey. Ben söyleyeyim. Tunç’un değişik bir babası var...
ARİF _ Evet. Muammer amca oldukça sert biri. Tunç’un sokakta
olmasını hiç istemiyor. Yine de, Tunç ne yapıp eder bizlere ulaşır. Ancak, ne zaman yeni bir oyuna başlasak, o beyaz araba sokağın başında
beliriyor. Sanki haber almış gibi!
VAROL _ Beyaz araba mı?
NURİ _ Tunç’un babasının arabası. Üstelik özel sürücüsü bile var...
DEMİRCAN _ Öyle! Tunç ne yapsın! Çaresiz oyunu bırakıp babasının iş yerine
dönmek zorunda kalıyor.
VAROL _ Anlaşıldı arkadaşlar. Ne yapalım... Biz de onlar yokken okumaya başlarız.
DEMİRCAN _ (ŞAŞKIN) Okumak mı? Ne okuyacakmışız ki?
VAROL _ Arif size söylemedi mi? Şey... Bir tiyatro oyunu okuyacaktık bu gün!
NURİ _ Tiyatro oyunu mu? İşte bu düşünceye bayıldım.
ARİF _ Şey...Doğrusu arkadaşlara hoş bir sürpriz olsun diye, kimseye bir şey söylememiştim Varol ağabey!
AYŞE _ Daha açık konuşsana Arif.
ARİF _ Açık mı?..
AYŞE _ Evet. Bana söylediğini burada, herkesin içinde de söyleyebilmelisin.
Bir tiyatro oyunu okuyacağımızı söylersem belki de gelmezler... Böyle dememiş miydin?..
ARİF _ (ÖFKELİ) Alacağın olsun Ayşe hanım!..
VAROL _ Durun canım! Tartışmaya ne kadar da hazırsınız böyle. Ayrıca Arif endişesinde haklı Ayşe. Belki de, yapmayı düşündüğüm şey bazılarınız
için sıkıcı olabilir.
NURİ _ Benim için değil! Tiyatro her zaman ilgimi çekmiştir.
DEMİRCAN _ Benim de.(ÇEKİNGEN) Tabii, bir şey yapmamı isterseniz o zaman durum değişir...
VAROL _ Merak etmeyin. İşin başında sizden hiçbir şey isteyecek değilim. Yalnızca yazdığım oyun metnini dinleyin yeter.
DEMİRCAN _ Şey... Oyunu siz mi yazdınız sahiden?
VAROL _ Evet. Benim kaleme aldığım bir çocuk oyunu. Ayrıca şu andan başlayarak bana siz değil sen diye seslenirseniz sevinirim çocuklar. Varol ağabey deyin yeter, anlaştık mı?
DEMİRCAN _Anlaştık!
VAROL _ Önce oyunu baştan sonra okuyup eleştirilerinizi alacağım. Sonrasına... Sonrasına ise yine birlikte karar veririz.
NURİ _ Demek işin bir de sonrası var, öyle mi?
VAROL _ Bu da benim sizlere sürprizim olsun bakalım.
DEMİRCAN _ Ben bu işi sevdim Varol ağabey!
VAROL _ Öyleyse hemen küçük bir düzeltme. Bu bir iş değil, oyun Demircan. Zaten adı üstünde, öyle değil mi?
DEMİRCAN _ Sanırım haklısın...
VAROL _ Evet. Anlaşma sağladığımıza göre, okumaya başlayabilirim. Sıkılırsanız beni uyarabilrsiniz.. O anda okumayı kesebilirim.
Asla ayıp olur diye düşünmeyin.
NURİ _ Şey... Dinlerken bir yandan kekimi de yiyebilir miyim?
VAROL _ Elbette Nuri!
DEMİRCAN _ Yeter ki uyuma!..
VAROL _ O da oyunun gücüne kalmış bir şey! Umarım merakla dinlersiniz.
Evet, oyunumun adı Büyük Reis Küçük Sincap...
DEMİRCAN _ Çok sevimli bir adı var. Sanırım oyun da öyledir.
VAROL _ Beni cesaretlendirdiniz çocuklar. Başlıyorum.
AYŞE _ Bir dakika... Bir dakika Varol ağabey! Tunç! Bakın, Tunç geliyor!
NURİ _ Aslanım Tunç! Demek babasından izin kopardı sonuçta...
DEMİRCAN _ (SESLENİR) Hoşgeldin Tunç!
TUNÇ _ (UZAKTAN) Merhaba arkadaşlar.. Şey... Geciktiğim için hepinizden özür dilerim.
DEMİRCAN _ Önemli değil Tunç. Ayrıca tam zamanında geldin.
ARİF _ Doğru. Oyunu dinlemeye yeni başlamıştık...
TUNÇ _ Oyun mu?
DEMİRCAN _ Tam zamanında derken ben oyunu değil keklerden söz etmiştim bir kere. Nuri son dilimi yok etmeden yetiştin sevgili arkadaşım!
AYŞE _ Ah! Nasıl gevezesiniz. Boş boş konuşacağınıza Tunç’u Varol ağabey’le tanıştırmak hiç aklınıza gelmiyor mu arkadaşlar?...
VAROL _ (GÜLEREK) İşte akıllı uslu bir söz. Evet, aramıza hoş geldin Tunç! Ben Varol.. Umarım tiyatroyu seviyorsundur.
ARİF _ Hele ki sincapları...
TUNÇ _ Tiyatro... sincaplar? Nelerden söz ettiğinizi hiç anlamıyorum.
NURİ _ Evet. Sanırım önce sevgili Tunç arkadaşımıza olan biteni kısaca anlatmak gerekiyor arkadaşlar... Evet? Bu konuda bir gönüllü arıyorum...


EFEKT; ÇOCUKLARIN NEŞELİ KONUŞMALARI,
PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR



BABA _ (GÜLEREK) Demek bütün bu gürültü patırtıya rağmen zavallı Varol size oyununu okuyabildi, öyle mi?
AYŞE _ Evet baba, okudu. Üstelik hepimiz soluğumuzu tutarak, büyük bir merakla
sonuna kadar dinledik.
BABA _ Peki, ne anlatıyordu şu oyun?
ARİF _ Çok güzel, çok eğlenceli bir oyundu baba. İstersen sana kısaca anlatayım!
AYŞE _ (PANİK İÇİNDE) Arif? Ne yapıyorsun sen?
ARİF _ Babama oyunu, küçük sincap’ın öyküsünü anlatıyordum...
AYŞE _ İyi ama nasıl anlatırsın? Unuttun mu yoksa?
ARİF _ Ah! (HATIRLAMIŞ) Özür dilerim Ayşe... Şimdi hatırladım. Ayrıca
senden de özür dilerim babacığım. Maalesef oyunu anlatamayacağım.
BABA _ Durun bakalım! Neler oluyor böyle? Hiç değilse ne olup bittiğini anlatabilirsiniz sanırım.
AYŞE _ Şey baba! Yani biz... Mahallenin çocukları olarak...
BABA _ Evet?
ARİF _ Bu oyunu hazırlamaya karar verdik. Şayet bunu gerçekleştirebilirsek, sizleri, yani büyükleri gösterimize davet edeceğiz.
BABA _ Bu nedenle de, oyunu anlatmak istemiyorsunuz, sebep bu anlaşılan!
AYŞE _ Verdiğimiz karar doğru değil mi baba? Oyunun sürprizini açıklamak istemiyoruz, hepsi hepsi bu.
BABA _ Anlıyorum. Evet, doğru bir karar bu. Demek şu oyunu sahnelemeye
karar verdiniz... Adı neydi sahiden?
ARİF _ Büyük Reis Küçük Sincap!
BABA _ Söylediğiniz gibi, hoş bir oyun olmalı. Peki, oyunu sahnelemeyi Varol ağabey mi önerdi sizlere?
AYŞE _ O oyunu okuyup bitirdiği an hepimiz büyük bir heyecan içindeydik...
ARİF _ Öylesine coşkuluyduk ki, bu öneri sanki aynı anda hepimizin ağzından dökülüverdi...
BABA _İşe bak sen! Bence Varol’un da böyle bir amacı vardı ama kararı
sizlere bıraktı. Sanırım arkadaşlarınızla tanışmayı da bu nedenle istiyordu.
AYŞE _ Ne dersin baba? Başarabilir miyiz sence?
BABA _ Elbette başarırsınız kızım. İşin başında Varol ağabeyiniz var bir kere.
ARİF _ Varol ağabey bu çalışmaya iş değil, oyun denmesini istiyor.
BABA _ Yine de sonucun iyi olması için ciddiye alınması gereken bir çalışma.
Yani ister kabul edin, ister etmeyin... bir iş!
AYŞE _ Ama eğlenceli bir iş...
BABA _ Doğrusu sizin yerinizde olmayı çok isterdim çocuklar. Sahi, bu çalışmaya kimler katılıyor peki? Biraz da bundan haber verin bakalım.
AYŞE _ Ben, Arif, Demircan, sonra Nuri...
ARİF _Begüm de katılacak. Oyunun okunmasına katılamadı ama, daha sonra projemizden söz edince seve seve kabul etti.
BABA _ Güzel! Tabii Tunç her zamanki gibi toplantınıza katılamadı.
AYŞE _ Belki şaşıracaksın ama katıldı baba. Üstelik, bir aksilik olmazsa
oyunda bile görev alacak...
ARİF _ Varol ağabey oyunu okurken Tunç’u görecektin baba. Gözleri parlıyordu...
BABA _ İşte bu harika bir haber. Umarım Muammer bey bir sorun çıkarmaz.
AYŞE _ Umarım!
BABA _ Ya Ferdi? O yok muydu?
ARİF _ Gelmedi. Sırf inatçılığından. Tiyatro da neymiş diye söylendi durdu bir de. Basket takımını kuramadığımız için bizlere kızdığına eminim.
BABA _ Ne yapalım! Bu işler gönül işi. İsteyen çalışmaya katılır, isteyen katılmaz. Ha... Bu arada, unutmadan... Bana ön sıradan iki bilet ayırmayı sakın unutmayın çocuklar..
ARİF _ (BOŞ BULUNUR) Ne bileti baba?
BABA _ Ne bileti olacak canım! Tiyatro oyunu için elbette. Büyük Reis Küçük Sincap için... Annenizle geliriz artık.
ARİF _ Baba!
BABA _ Hey! Alınmayın canım! Kötü bir şey söylemedim ki! Bu gelişmeler gerçekten çok hoşuma gitti çocuklar. Söyledim ya, keşke sizin yerinizde olsaydım! Bu arada, masaya geçmek için daha ne bekliyoruz? Yoksa akşam yemeği hazır değil mi çocuklar?
AYŞE _ Yemek elbette hazır baba!
BABA _ Anladım. Yemek hazır ama başlamak için Büyük Reis’ten başla işareti gelmesi gerekiyor, değil mi? Yoksa bu işaret dumanla mı gelecekti?

ÇOCUKLARIN SEVİMLİ İTİRAZLARI; GÜLMELER
PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR



İkinci Bölümün Sonu


































Çocuk Bahçesi






BÜYÜK REİS

KÜÇÜK SİNCAP





Üçüncü Bölüm





Bölüm Oyuncuları:



ARİF

AYŞE

BABA

DEMİRCAN

VAROL

NURİ

TUNÇ

FERDİ

BEGÜM






Önceki Bölümlerin Özeti:


SES _ Arif ve Ayşe, apartmanlarının arka bahçesine taşınan Varol ağabey’le kısa zamanda dost olmuşlardır. Tiyatroyla ilgilenen genç adam, Arif ve Ayşe’nin aracılığıyla mahallenin diğer çocuklarıyla da tanışır. Bir ayağı aksamakta olan Varol ağabey’in çocuklardan bir beklentisi vardır.Yazmış olduğu Büyük Reis Küçük Sincap adlı oyunu onların da katkısıyla sahnelemeyi düşünmektedir. Ferdi, bu isteğe karşı çıkar. Hatta, basket takımı kurmayı geciktirdikleri için onlara hayli kızmaktadır. Tunç ise, oldukça sert olan babası nedeniyle çalışmalara çok zor katılabilmektedir. Bütün bu engellere rağmen, çocuklar neşe içinde çalışmalara başlarlar...




EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR
ARABA KORNALARI.. SESLER




DEMİRCAN _ (SIKINTILI) Daha bekleyecek miyiz Arif?
ARİF _ Bir iki dakika daha sabretsen nasıl olur Demircan?.. Begüm
buluşup gitmemizi özellikle istedi, biliyorsun. Elinde dünya kadar
kağıt olacak, ayrıca...
DEMİRCAN _ Çalışmaya geç kalacağız. Varol ağabey merak edecek.
ARİF _ Merak etme. Ayşe bizden önce gidecek. Biraz gecikebiliriz
demiştim ona.
DEMİRCAN _ (SABIRSIZ) Nerede kaldı şu Begüm?
ARİF _Biliyorsun, oyun metnini çoğaltıyor. Kızcağız ne yapıp etti, kırtasiyeci dayısından fotokopi çekme konusunda yardım sözü aldı. Umarım bir aksilik çıkmamıştır...
DEMİRCAN _ Arif? Varol ağabey bu gün rol dağıtımı yapar mı dersin?
ARİF _ Ha şöyle! Asıl merakınız bu değil mi Demircan bey!.. Çok merak ediyorsan söyleyeyim. Evet... Bu gün kimin hangi rolü oynayacağı belli olacak.
DEMİRCAN _ Peki... İtiraf ediyorum! Merak ettim, ne olmuş!
ARİF _ Şuraya bak! Begüm’ü bekliyoruz ama karşıdan görünen Ferdi!
DEMİRCAN _ Eyvah! Fena yakalandık desene. Yine söylenecek bize...
ARİF _ Yoo! Bu konuda bir kez daha tartışmak istemiyorum.

EFEKT: UZAKTA, YERE ÇARPTIRILAN BASKET TOPU

FERDİ _ (UZAKTAN) Hey! Hanginize atayım topu?
ARİF _ (YÜKSEK) Hiç atma istersen Ferdi. Şimdi gideceğiz biz...
FERDİ _(TOPU ÇARPTIRMAYI SÜRDÜREREK YAKLAŞIR) Hiç atmayayım, öyle mi? Harikasınız doğrusu. Basket sahası bomboş... Top da hazır... Ancak bizimkilerin aklı başka yerde.
DEMİRCAN _ Ferdi, yine başlama lütfen!
FERDİ _ Ooo! Esas oyuncumuz konuştu sonunda.(ABARTILI) Baş rollerin değişmez artisti, geleceğin büyük oyuncusu Demircan karşınızda!
DEMİRCAN _ Ferdi! (SERT) Şakanın sırası değil, tamam mı.
FERDİ _ Ya neyin sırasıymış bakalım? Neden soruyorum ki...
ARİF _ Boşuna inatlaşıyorsun. Sen de çalışmamıza katılabilirdin!
FERDİ _ Çalışma mı? Şu tiyatro çalışmasından söz ediyorsun sanırım.
Saçma sapan şeyler yapıyorsunuz. Adamın biri sizleri
maymuna döndürecek, gıkınız çıkmıyor. Oysa, aylardır bir basket takımı bile kuramadık.
ARİF _ Çok çirkin konuşuyorsun!
FERDİ _(ALAYCI) Özür dilerim efendim!
DEMŞİRCAN _Yeter artık! Bizlerle alay etmene daha fazla göz yumacak değilim!
FERDİ _ Vay vay! Yoksa sen şu oyunda kahraman kovboy rolünü mü oynuyorsun ? Demircan beye bakın hele!
DEMİRCAN _ Sen... Şimdi...
ARİF _ Sakin ol Demircan. Begüm göründü. köşede bizi bekliyor . Haydi, zaman yitirmeden gidelim...
DEMİRCAN _ Peki Arif... Gidelim.
FERDİ _ Gidin bakalım! Yeni oyuncular bulacağım... Göreceksiniz... Yeni arkadaşlar... Mutlaka bulacağım!

EFEKT: YERE ÇARPTIRILAN BASKET TOPU
PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR...


VAROL _ En iyisi rolünü bir kez daha oku Nuri. Okurken biraz daha
inandırıcı olmaya çalış...
NURİ _ Ben... belki de beceremeyeceğim Varol ağabey. İyisi mi...
VAROL _ Bu kadar kolay mı pes edeceksin yani? Demek ki oyunumuz sana hiçbir şey söylememiş!
NURİ _ Evet ama ben... Görüyorsunuz işte. Asla yapamayacağım...
VAROL _ Her meslekte olduğu gibi oyunculuk da istek ve çabayla gelişir Nuri! Kimse annesinin karnından oyuncu olarak doğmaz.
AYŞE _ Hem bizim mutlaka iyi oyuncu olacağımız gibi bir iddiamız da yok, öyle değil mi Varol ağabey?
VAROL _ Ayşe haklı! Yapmaya çalıştığımız şey, yalnızca yapabileceğimizin en iyisini yapmak olmalı.


DEMİRCAN _ Nuri arkadaşımız belki de rolünü beğenmedi Varol ağabey!
NURİ _ Hayır efendim! Ben rolümden fazlasıyla memnunum.
ARİF _Üşenmeyip sözcükleri saydın sanırım! En az ezberi yapmak için!
DEMİRCAN _ Ah! Şu ezber konusunu hiç açmayın arkadaşlar...
BEGÜM _ Çalışmamız daha çok sürecek mi Varol ağabey?
VAROL _ Senin süren kısıtlıydı değil mi Begüm?
BEGÜM _Akşam konuklarımız gelecek. Anneme yardım edeceğime söz vermiştim..
VAROL _Peki. Yine de, gitmeden önce seninle Demircan’ın ikili sahnesini
bir kez daha çalışalım, ne dersin? Yarım saatini daha alsak
sorun olur mu?
BEGÜM _Hayır, sorun olmaz. Aslında ben de çalışmak istiyorum ama...
VAROL _ Tamam öyleyse. Hemen büyük ağacın altına geçiyorsunuz.Evet, arkanızda büyük reisin çadırı bulunuyor. Demircan, sen çadırdan esneyerek çıkıyorsun. Çok yorgunsun ve bir an önce uyumak istiyorsun...
DEMİRCAN _ (TEDİRGİN) Evet... Şey! Nasıl esniyorduk peki?
ARİF _ Her zaman yaptığın şeyi yaparsın, olur biter Demircan!
AYŞE _ Çocuklar! Lütfen birbirinize karışmayın. Zaman yitiriyoruz..
VAROL _Ayşe haklı. Haydi Demircan! Büyük Reis çadırından çıkar ve Küçük Sincap’ın annesi Dolunay’la konuşmaya başlar...
DEMİRCAN _Tamam. İyi ama şimdi de ne diyeceğimi unuttum, gördünüz mü?
VAROL _Ayşe? Sen oyunculara sufle verecektin hani?
AYŞE _ Özür dilerim... İzlemeye dalmışım. (OKUYARAK) Selam Dolunay! Adın kadar güzel bir gece var dışarıda. Oysa beni dinlemiyorsun bile...
DEMİRCAN _ (ŞAŞKIN) Kim demiş? Dinliyorum Ayşe...
AYŞE _ Hayır hayır! Beni dinlemiyorsun bile diyen Büyük Reis!
DEMİRCAN _ Tabii ya! Heyecandan unuttum işte.
BEGÜM _ Küçük Sincap’ın suskunluğu beni çok kaygılandırıyor Büyük Reis.
DEMİRCAN _ Ama ben daha sözümü söylemedim ki Begüm!.
ARİF _ (SIKINTILI) Of! Ne kadar yavaş ilerliyoruz...
VAROL _ Çocuklar! Hiç sıkıntıya gelemiyorsunuz. Bir oyun sahnelemek o kadar kolay mı sanıyordunuz yoksa? Usanmadan sabırla çalışmalıyız. Hiç aklınızdan çıkartmayın bunu.
BEGÜM _ Aklıma parlak bir fikir geldi, duymak ister misin?
ARİF _ Parlak fikir mi? Elbette duymak isteriz Begüm!.Hepimiz isteriz.
BEGÜM _ (KIZGIN) Yapma Arif! Oyundaki sözlerimi söylüyorum ben.
Böyle yaparak iyiden iyiye aklımı karıştırıyorsun.
NURİ _Begüm bütün rolünü ezberlemiş! Üstelik bir günde!
VAROL _ (EL ÇIRPARAK) Evet arkadaşlar! Büyük Reis’in çadırdan çıkıp konuştuğu sahneyi bir kez daha canlandırıyoruz.
DEMİRCAN _ (YÜKSEK) Şuraya bakın! Sonunda kaçak oyuncumuz da aramızda!
TUNÇ _ (UZAKTAN) Arkadaşlar! Kolay gelsin...
VAROL _ Tunç! Bahçe kapısında öylece dikilecek misin? Girsene içeri...
TUNÇ _(YAKLAŞARAK) Şey! Geciktiğim için özür dilerim. Ben...
VAROL _Tamam. Uzatma en iyisi. Senin neden geciktiğini hepimiz biliyoruz.
TUNÇ _ İnanın aklım burada, çalışmada kalıyor. Yine de... Gelemiyorum işte.
NURİ _ Aklının kaldığı kadar var Tunç. Oyun harika gidiyor!
ARİF _Bir de Demircan rolünü ezberlese!
BEGÜM _ Anlaşılan bu gün fazla ilerleyemeyeceğiz Varol ağabey.
VAROL _ Haklısın Begüm. En iyisi bu seferlik burada bırakalım. Yarın devam ederiz.
BEGÜN _ Öyleyse ben hemen gidiyorum. Hoşçakalın arkadaşlar.
AYŞE _ Beni bekle Ayşe. Ben de gitmeliyim.
BEGÜM _ Ayşe? Senin de acelen var demek?
AYŞE _ Ne yaparsın! Erkekler kadar rahat değiliz ne yazık ki...
ARİF _ Şu ablam iyidir hoştur ama bir de söylenmese.
VAROL _ Nuri... Demircan! Oyun metinlerini ortada bırakmayın sakın!
DEMİRCAN _ Merak etme Varol ağabey. Şimdi ortalığı toplarız biz..
VAROL _ Eee Tunç! Nasılsın bakalım? Çalışmayı bıraktığımıza göre sohbet edebiliriz artık.
TUNÇ _ Çok üzülüyorum Varol ağabey!
VAROL _ O nedenmiş öyle?
TUNÇ _ Fazla yüküm olmasın diye oyundaki en hafif, en kolay rolü bana verdiniz ama... yine de çalışmalara tam olarak katılamıyorum işte.
ARİF _ Sorun etme Tunç. Varol ağabey, seninle özel olarak çalışabileceğini söyledi.
TUNÇ _ Tabii zaman bulabilirsem!
VAROL _ Bu kadar yoğun işin oluyor mu gerçekten?
TUNÇ _ Hayır ama babam... Yanından ayrılmamı hiç istemiyor.
VAROL _ Anlıyorum.
TUNÇ _ Ben anlamıyorum ama. Bu benim yaz tatilim değil mi? Arkadaşlarımla birlikte olmak, sevdiğim işlerle oyalanmak
benim de hakkım! Oysa babam...(SUSAR)
VAROL _ Yine de başarılı olacaksın Tunç! Oyunda görev almayı istiyoruın çünkü. Bu bile o kadar önemli ki.
TUNÇ _ Keşke bunu babam da anlasa.
VAROL _Bakarsın günün birinde o da olur, kimbilir!
DEMİRCAN _ (YAKLAŞARAK) Varol ağabey! Aklıma takılan bir soruyu
sorabilir miyim?
VAROL _ Elbette sorabilirsin Demircan!..
DEMİRCAN _ Bu oyunu çalışıyoruz, iyi hoş ama onu nerede sergileyeceğiz?
NURİ _ İşte bu doğru. Mahallemizde tiyatro salonu yok ki!
ARİF _ Okulumuz kapalı olmasaydı tören salonunda oynayabilirdik belki...
VAROL _ Bilmiyorum çocuklar. Asıl sorun, çalışıp oyunu içimize yakışır
bir biçimde sergilemeye hazır hale getirmek. Doğrusu bu soru zaman zaman benim de aklıma geliyor ve inanın, hiçbir yanıt bulamıyorum...
TUNÇ _ Ben... (KARARLI) Ben bu sorununuzu çözeceğim arkadaşlar! Göreceksiniz...
NURİ _ Sen mi? İyi ama ne yapabilirsin ki Tunç?
TUNÇ _ Şu anda hiçbir şey söyleyemem Nuri. Ama bu çalışmanıza hiç
değilse oyunu sergileyebileceğimiz bir salon bularak katkıda bulunmak istiyorum. Göreceksiniz... Bunu başaracağım!
VAROL _ Durun, acele etmeyin canım!.. Hem biz daha..

EFEKT: KLAKSON SESİ

TUNÇ _ Olamaz!
DEMİRCAN _ Tatil bitti Tunç. Seni almaya geldiler...
TUNÇ _ Evet! Kusura bakmayın arkadaşlar. Gitmem gerekiyor... Ancak şu salon sorunu... Tıpkı söylediğim gibi... Mutlaka çözeceğim göreceksiniz. Hoşçakalın!

EFEKT : KOŞARAK UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ

ARİF _ Bazen şu lüks arabalardan nefret ediyorum.
VAROL _ Sahi! Tunç’un babası ne iş yapıyor çocuklar?
DEMİRCAN _ Muammer amca bizim semtteki en büyük araba galerisinin sahibi. Üstelik, ondan başka iki galerisi daha var.
VAROL _ (İÇ ÇEKER) Anlaşıldı. Biliyor musunuz arkadaşlar.. Tunç’un işi gerçekten çok zor! (SİLKİNEREK) Evet? Daha ne bekliyoruz? Oyun çalışması bitti ama daha dekorlar üstünde düşünmeliyiz. Kostümleri çizmeye başlamalıyız... (GÜLEREK) Ne o? Yoksa tiyatroyu yalnızca sahneye çıkıp oynamak olarak mı düşünüyordunuz? Haydi bakalım çalışmaya. İşte yeni bir şey daha öğrendiniz sonunda. Tiyatroda çalışma hiçbir zaman bitmez arkadaşlar. Haydi masanın başına!..

EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR


FADE



BABA _ Gözünüz aydın çocuklar. Anneniz yarın akşam evde olacak...
AYŞE _ Sahi mi baba? Yoksa annem telefon mu etti?
BABA _ Evet. Bu gün iş yerinden aradı beni. Anneannenizin sağlığı iyiye gidiyormuş.. Daha fazla kalmama gerek yok dedi. Sizleri çok özlediğini de söyledi bu arada.
AYŞE _ Canım anneciğim benim. Doğrusu ben de onu çok özledim.
ARİF _ Gözün aydın abla! Ev işlerinden kurtuluyorsun artık.
AYŞE _ Aşkolsun Arif! Benim sevincim bu yüzden değildi!
ARİF _ Takıldım canım! Ayrıca, annemin gelmesine ben de en az senin
kadar sevindim.
AYŞE _ Çünkü, yaptığım berbat yemeklerden kurtuluyorsun Arif bey!
ARİF _ Baba, şahitsin! Ben hiç öyle bir şey söyledim mi şimdi?
BABA _ (GÜLEREK) Harika!... Doğrusu size çok yaramış.. Çok!
AYŞE _ Neden söz ediyorsun baba? Bize yarayan neymiş, anlamadım...
BABA _ Ne olacak! Tiyatro tabii. Baksana, deminden beri karşılıklı tiyatro oynuyorsunuz.
ARİF _ Yine de iş sandığın kadar kolay değilmiş baba. Çok zorlanıyoruz çok!..
BABA _ (ALAYCI) Vah zavallı yavrum benim! Demek zorlanıyorsunuz ,öyle mi? Söyler misiniz bana? Dünyada hangi iş öyle kolaycacık yapılıyormuş acaba?.
AYŞE _ Arif haklı baba. Başladığımız günden bu yana o kadar az yol aldık ki...
BABA _ Baştan söylemiştim! Profesyonel oyuncular değilsiniz hiçbiriniz. Elinizden geldiği kadarıyla yetineceksiniz artık.
ARİF _ Yine de elimizden gelenin üstüne çıkmaya çalışıyoruz. İşin en zor
yanı da...
BABA _ Eee? Neymiş bakalım?..
ARİF _ Ezber baba! Hepimiz takılıyoruz.
BABA _ Bu da doğal. (GÜLER) Ben de kırk yıllık oyuncuymuş gibi bu da doğal filan diye konuşuyorum işte! Sahi, senin rolün neydi bakalım yaman oyuncu?
ARİF _ Bana mı soruyorsun baba?
BABA _ Evet evet. Oyunun konusunu bir sır gibi saklıyorsunuz ama, hiç değilse rollerinizin ne olduğunu söyleyebilirsiniz, değil mi?
ARİF _ Şey... Ben oyundaki küçük sincapı oynuyorum.
BABA _ Küçük sincap mı? Baş rol yani!
AYŞE _ Bu oyunda baş rol diye bir şey yok baba. Herkesin rolü önemli.
ARİF _Aslında babam doğru söylüyor. Yani bütün ağırlık benim oynadığım
rolde denebilir...
AYŞE _ Gördün mü baba? Söylediklerini ciddiye aldı!
BABA _Peki! Yeniden tartışın diye açmadım bu konuyu. Eee, Ayşe?
Sen ne oynuyorsun bu oyunda?
AYŞE _ Sakın gülme baba. Ben bir erkek savaşçıyı oynuyorum.
BABA _ Erkek savaşçı mı?
ARİF _ Evet baba. . Ablam, oyunda Büyük Reis’in sağ kolu Beyaz Şimşek’i canlandırıyor.
BABA _ Beyaz Şimşek, Büyük Reis, Küçük Sincap... Sanırım oyun Kızılderililer arasında geçiyor. Tahminim doğru mu?
ARİF _ Doğru baba. Ama bütün ipucu bu kadar!
BABA _Tamam tamam. Eee? Şimdi ben Beyaz Şimşek’ten sade kahvemi
istersem savaş mı çıkar dersiniz?
AYŞE _ Yapma baba! Bu bir oyun. Hem, kızılderililerin saçı uzun olduğu için benim kız olduğum pek belli olmayacak. Yani Varol ağabey böyle söylüyor...
BABA _ Oyunda hiç kız rolü yok mu peki?
ARİF _ Var! Benim annem! Adı da Dolunay. Bu rolü Begüm çalışıyor.
BABA _ Eh! Yönetmen böyle uygun gördüyse yapacak bir şey yok demektir.
Bir şey daha sorarsam kızar mısınız?
AYŞE _ Eğer çok merak ediyorsan söyleyeyim baba. Oynarken sesimi kalınlaştırıyorum.
BABA _ Hayır canım! Onu sormayacaktım. Yani... Oyunu hazırladığınız zaman nerede sahneleyeceksiniz , onu merak etmiştim. İyi ama neden güldünüz?
ARİF _ Biz de bugün bu konuyu konuşuyorduk baba.
AYŞE _ Aslında henüz oyunu sahneleyecek bir yerimiz yok ama araştırıyoruz.
ARİF _ Zaten işin çok başındayız.
BABA _Anlaşıldı. Nasıl olsa bir çözüm bulunur çocuklar.
AYŞE _ Belki Tunç...
BABA _ Eee? Ne olmuş Tunç’a?..
AYŞE _ Oynanacak olan yeri ben bulacağım diye tutturdu bu gün.
BABA _ Sahi mi? Bir şeyler yapmak istiyor elbette. Çalışmalara katılabiliyor mu bari?
ARİF _ Çok değil.
AYŞE _ Bu nedenle Varol ağabey de ona oyunun en kısa rolünü verdi zaten!
BABA _ Anlaşıldı. Eee? Şimdi ne olacak peki?
AYŞE _ Hangi konuda baba?
BABA _ Ne bileyim! Beyaz Şimşek’ten kahvemi istemesine isteyeceğim ama... açık söylemek gerekirse çekiniyorum çocuklar!
AYŞE _ Baba! Kahveni hemen yapıyorum. (UZAKTAN) Sonra da siz beyler biraz izin verirseniz temizlik yapmak istiyorum. Unutmayın! Yarın evin hanımı geliyor.
BABA _ Sen nasıl istersen büyük savaşçı. Sana hayır demek mümkün mü şimdi?

GÜLÜŞÜRLERKEN

EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ


ARİF _ Abla?.. Uyudun mu?..
AYŞE _ (SIKINTILI) Evet! Uyudum...
ARİF _ Uyuduysan nasıl konuşuyorsun peki?
AYŞE _ Arif! Ne oluyor? Böyle konuşup durursan nasıl uyuyabilirim ki!
ARİF _ Şey... Kızma canım! Benim uykum kaçtı, hepsi bu...
AYŞE _ Gözün aydın öyleyse. Şimdi benim de uykum kaçtı sevgili kardeşim...
ARİF _ Biraz konuşuruz diye düşünmüştüm!
AYŞE _ Konuş öyleyse. Seni dinliyorum.
ARİF _ Aklıma bir şey takıldı aslında ama...
AYŞE _ Hah! Gecenin bir yarısında bir de bulmaca çözmemi istiyorsun anlaşılan.
Aklına takılan her ne ise lütfen söyle, olur mu!
ARİF _ Hiç sohbet ediyormuşuz gibi olmuyor.
AYŞE _ Uzatırsan yeniden uyuyacağım, bilmiş ol!
ARİF _ Peki peki... Şeyi düşünüyordum. Acaba Varol ağabey...
AYŞE _ (DEVAM EDER) ...belki de başarılı bir tiyatro oyuncusu olmak istiyordu!
ARİF _ (ŞAŞKIN) Aklımdan geçenleri nasıl bildin?
AYŞE _ Çünkü bu benim de aklımı kurcalayan bir soruydu.
ARİF _ Bir bacağında sorun olması çok üzücü, değil mi?
AYŞE _ Üstesinden gelinemeyecek bir sorun olduğunu sanmıyorum.
ARİF _ İyi ama bir şey yapmamış belli ki.
AYŞE _ Belki de parasal durumu uygun değildir...
ARİF _ Olabilir. Babam her işte bir hayır var der, hatırlıyor musun?
AYŞE _ Elbette hatırlıyorum.
ARİF _ Belki de bu sorunu olmasaydı böyle güzel oyunlar yazamayacaktı...
AYŞE _ Oyun... gerçekten çok güzel değil mi Arif?
ARİF _ Çok güzel!
AYŞE _ Peki. Bu kısa sohbet bittiyse artık uyuyabilir miyiz?
ARİF _ Bir de şey diyecektim. Sence ben...
AYŞE _ (KIZGIN) Yeter ama!
ARİF _ Sence ben başarılı olabilecek miyim abla?
AYŞE _ Elbette olacaksın. Küçük Sincap’ı harika canlandıracaksın!
ARİF _ Bunu duyduğuma sevindim. Artık uyuyabiliriz. İyi geceler abla.
AYŞE _ İyi geceler. (ES) Arif... Arif? Uyudun mu?
ARİF _ (UYKULU) Hımmm! Uyuyorum sanırım...
AYŞE _ Bu kez de benim uykum kaçtı gördün mü? Arif! Yarın annem gelecek
biliyorsun. Ona güzel bir sürpriz hazırlasak diyorum. Arif?.. Olamaz!
Uyumuş bile. Benim uykumu kaçırdı, şimdi de mışıl mışıl uyuyor...
Sahi, ben Beyaz Şimşek’te nasıl olacağım kimbilir!? (GÜLEREK) Beyaz Şimşek! Bir erkeği, üstelik savaşçı bir erkeği canlandıracağım hiç
aklıma gelmezdi.Arif? Bak ne söyleyeceğim... Uf! (SIKINTILI) Çoktan uyumuş bile!



EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR


Üçüncü bölümün sonu














Çocuk Bahçesi





BÜYÜK REİS

KÜÇÜK SİNCAP





Dördüncü Bölüm





Bölüm Oyuncuları:


ARİF

AYŞE

VAROL

DEMİRCAN

NURİ

BEGÜM

ANNE

TUNÇ

FERDİ






Önceki Bölümlerin Özeti:


SES _ Arif ve ablası Ayşe, apartmanlarının arkasındaki küçük eve taşınan Varol ağabey’le kısa zamanda dost olmuşlardır. Bir ayağı aksayan genç adamın en büyük merakı tiyatrodur. Çocukların arkadaşlarıyla da tanışan Varol ağabey, onları kendi yazdığı bir oyunu birlikte çalışmaları konusunda ikna eder. Çocuklar, Büyük Reis Küçük Sincap adını taşıyan oyunu büyük bir heyecanla çalışmaya başlarlar. Ferdi, basketbola meraklı bir çocuktur ve çalışmaya katılmak istemez. Tunç ise, babasının katı tutumu ve anlayışsız yaklaşımı nedeniyle, çok istekli olmasına rağmen provaları sürekli aksatmaktadır...


EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE

KONUŞMALAR, KAĞIT HIŞIRTILARI


ARİF _ Bakın! Büyük Reis’in başlığını beğendiniz mi?
BEGÜM _ Çok hoş oldu Arif! Ne kadar güzel boyadın tüyleri...
AYŞE _ Arif başarılı bir modacı olabilir, değil mi Begüm?
BEGÜM _ Haklısın. Bence de kardeşin çok yetenekli Ayşe.
DEMİRCAN _ Bir dakika! O başlığa biraz daha tüy eklemek gerekiyor çocuklar. Unutmayın, Büyük Reis çok gösterişli olmalı...
ARİF _ İyi ama başka ne yapabilirim ki Demircan? Eldeki bütün tüyleri senin başlığın için kullandım, görüyorsun!
DEMİRCAN _ Remziye teyzenin kümesine dalıp biraz daha tüy toplayabilirsin sevgili Küçük Sincap!
ARİF _ Söylemesi kolaydı. Bu kadarını bulana kadar akla karayı
seçtim ben..
VAROL _ Çocuklar? Kostüm çalışmaları oldukça başarılı gidiyor. Ekibim
her konuda başarılı aslında.
BEGÜM _ Varol ağabey?Dolunay’ın eteğine şu renkli kumaşları de
eklesem olur mu dersin?
VAROL _ Neden olmasın Begüm!
AYŞE _ Oyunculuğumuz çok yeterli olmasa bile, bu rengarenk giysilerle oldukça dikkat çekebileceğiz arkadaşlar.
VAROL _Sakın Ayşe’nin söylediklerine kulak asmayın. Her biriniz çok
iyi birer oyuncusunuz aynı zamanda.
DEMİRCAN _ Sahi mi söylüyorsun Varol ağabey?..
VAROL _ Elbette Demircan. Sizler elinizden geleni yapıyorsunuz çocuklar.
ARİF _ Bir de oynayacak yer bulursak, demeyin gitsin keyfimize!
BEGÜM _ Oynayacak salon!.. (İÇ ÇEKER) Tunç’tan haberi olan var mı?
ARİF _ Bu sabah telefon edip bu günkü çalışmaya mutlaka katılacağını söylemişti ama, henüz ortalarda yok...
BEGÜM _ Nuri geliyor. Şuraya bakın! Yine paketleri yüklenmiş...
NURİ _ (UZAKTAN) Hey! Tiyatrocular! Mola vermeyi düşünmüyor musunuz? Acıkıp susamadınız mı yoksa?
AYŞE _ Anlaşılan babasının marketini tamamen boşaltmış, şuraya bakın!
VAROL _ Nuri . Yoksa bütün bunları...
NURİ _ Düşündüğünüz gibi değil. (SOLUK SOLUĞA) Gazozlar ve kekler babamdan tiyatro oyuncularına küçük birer armağan!
DEMİRCAN _ İnanalım mı peki?
NURİ _ Şayet inanmıyorsan hakkından vazgeçebilirsin Demircan kardeş.
VAROL _ Anlaşıldı. Çalışmaya ara verelim çocuklar. Biraz soluklanalım, sonra devam ederiz. Bu arada, babana bizim adımıza teşekkür edersen seviniriz Nuri.
NURİ _ Elbette ederim. Evet, şöyle oturalım bakalım.
BEGÜM _ (ATILIR) Yooo! Büyük Reis’in şapkasının üstüne oturuyorsun!
NURİ _ Ah! Özür dilerim... Fark etmedim!
ARİF _ Bence Hırçın Kartal’ın yeleğinin üstü daha rahattır Nuri kardeş! Buraya buyurun!..
NURİ _ Uğraşmayın benimle! Varol ağabey? Sen bir şey
yemeyecek misin?..
VAROL _ Elimdeki şu kemerin dikişini bitirmek istiyorum Nuri!
AYŞE _ Arkadaşlar! Şuraya bakın! Davetsiz bir konuğumuz var...
BEGÜM _ Ferdi geliyor!
ARİF _ Umarım tadımızı kaçıracak bir şey yapmaz!

EFEKT : UZAKTAN,YERE ÇARPTIRILAN BASKET TOPUNUN SESİ,
GİDEREK YAKLAŞACAKTIR

FERDİ _ Oooo! Kolay gelsin! Kızılderililer yoğun bir çalışma içerisindeler gördüğüm kadarıyla.
DEMİRCAN _ Hoşgeldin Ferdi. Yoksa bize yardım etmeye mi geldin?
FERDİ _ Yok canım! Sizin yardıma hiç ihtiyacınız yok bence.
VAROL _ Hoşgeldin Ferdi! Arkadaşların senden söz etmişlerdi. Aramıza
katıldığına çok sevindim.
FERDİ _ Aranıza katılmış filan değilim.
VAROL _ Ya! Ben de sanmıştım ki...
ARİF _ (UYARICI) Ferdi! Varol ağabey’e saygısızlık ediyorsun!
FERDİ _ Demek Varol ağabeyimiz bu! Memnun oldum.
BEGÜM _ (İÇ ÇEKER, YAVAŞ ) Bence, bir tatsızlık çıkaracak bu...
NURİ _ (TEDİRGİN) Ferdi? Kek ister misin? Gazoz da var...
FERDİ _ Kekin sende kalsın! Demek kızılderililerin yeri burası. Giysileriniz çok gösterişliymiş.. Çadırınız nerede peki?
VAROL _Aradaşlarının söylediği gibi Ferdi... İstersen aramıza katılabilirsin!
FERDİ _ (ALAYCI) Neden olmasın! Ancak bir şartla! Sen de , bizim kuracağımız basket takımının koçu olacaksın sevgili Varol ağabey!
AYŞE _ Yeter Ferdi. Çizgiyi aşıyorsun...
VAROL _ (SAKİN) Ben... Ben basketten hiç anlamam. Ayrıca ...(SUSAR)
FERDİ _ (ALAYCI) Ayrıca sen?... (ABARTILI) Oooo! Şimdi fark ettim! Ne garip yürüyorsun öyle? Yoksa yürürken aksıyor musun? Basket için zor bir durum!
DEMİRCAN _ (ÖFKELİ) Yeter Ferdi! Yaptığın düpedüz terbiyesizlik!..
ARİF _ (ÖFKELİ) Burayı hemen terk et! Lütfen...
FERDİ _ Ooo! Kızılderilileri çok kızdırdım anlaşılan. Tamam canım...
Gidiyorum. Sinirlenmeyin bu kadar. Manitu sizi korusun!

EFEKT: BASKET TOPUNUN YERE ÇARPMASI,
SES GİDEREK UZAKLAŞIR.

BEGÜM _ (TEDİRGİN) Varol ağabey! Biz...
DEMİRCAN _ Yani... Ferdi’nin söyledikleri için...
VAROL _ Büyütmeyin çocuklar. Arkadaşınız için özür dilemenize gerek yok. Ayrıca, düşündüğünüz gibi ona alınmış değilim. (TOPARLANMAYA ÇALIŞIR) Evet? Mola daha ne kadar sürecek peki? Dünya kadar iş bekliyor bizi. Haydi bakalım büyük oyuncular!


EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR.

FADE

EFEKT: AYAK SESLERİ, ÇATAL KAŞIK GÜRÜLTÜLERİ

ANNE _ Çocuklar? Masa hazır. Acıkmadınız mı yoksa?
ARİF _ (UZAKTAN) Geldim anne. Ellerimi sabunluyorum.
ANNE _ (GÜLEREK) Ellerini mi sabunluyorsun! Üstelik kimse uyarmadan! Arif! Ben görmeyeli sana bir şeyler olmuş.
ARİF _ (YAKLAŞIR) Ama anne... Ben her eve dönüşümde yapıyorum bunu.
ANNE _ Peki, öyle olsun bakalım. Geç otur sofraya.
ARİF _ Sulu köfte! Yaşasın! Anne, eve dönmen öyle güzel ki!
ANNE _ Yemekler nedeniyle mi? Bence Ayşe’ye haksızlık ediyorsun. Baban, onun beni aratmadığını söylüyordu. Sahi, Ayşe nerede?
ARİF _ Odada. Beyaz Şimşek’in tokasına yaldız yapıştırıyordu. Şimdi gelir.
ANNE _ Gördüğüm kadarıyla, şu tiyatro çalışması sizi epeyce sarmış Arif...
ARİF _ Haklısın anne. Çalışmalarımız çok zevkli geçiyor. Bizi bir görsen...
ANNE _ Eh! Gösterinize geldiğim zaman göreceğim zaten.
ARİF _ (KAYGILI) Gerçekten gelmek istiyor musun?
ANNE _ Elbette. Küçük Sincap’ın marifetlerini çok merak ediyorum. Eeee?
Köftemin tadına ne zaman bakacaksın peki?
AYŞE _ (AYAK SESLERİNİ TAKİBEN) Oh! Yemek mis gibi kokuyor anne!
ANNE _ (ALAYCI) Senin yaptıkların kadar başarılı mıdır, bilemem artık.
AYŞE _ Anne! (MERAKLI) Babam gecikecek mi yoksa?
ANNE _ Az önce aradı, toplantıları biraz uzun sürecekmiş. Çocuklar, salata alın.
ARİF _ Ben salata yemek istemiyorum.
ANNE _ Sen ne biçim kızılderilisin böyle? Onlar bol bol sebze yerler
bildiğim kadarıyla...
AYŞE _ Hele ki, oyundaki Küçük Sincap!
ARİF _ Sakın oyunun konusunu anlatmaya kalkma Beyaz Şimşek.
AYŞE _ Siz nasıl arzu ederseniz sevgili Küçük Sincap!
ANNE _ Oh oh! Oyun sizi oldukça sarmış anlaşılan. Kıskanmadım dersem
yalan olur.
AYŞE _Her şey çok güzel gidiyor anne. Bir de ufak tefek tatsızlıklar olmasa.
ANNE _ Şu Ferdi’nin yaptığından söz ediyorsan haklısın.
AYŞE _ (ŞAŞKIN) Onu ne zaman öğrendin ki?
ANNE _ Az önce Arif anlattı canım. Onun da hayli canı sıkılmış.
ARİF _ Arkadaşlarla karar aldık, ömür boyu Ferdi’yle konuşmayacağız!
ANNE _ (GÜLEREK) Ömür boyu öyle mi?
ARİF _ Yapma anne! Ferdi’nin yaptığı, hele hele Varol ağabey’e söyledikleri çok çirkin!
ANNE _ Ya Varol ağabeyiniz? Çok üzülmüş olmalı.
ARİF _ Onunla tanışmak ister misin anne?
ANNE _ Şu ara değil çocuklar. Epeyce birikmiş işim var. Hem, nasıl
olsa gösteride tanışırız...
AYŞE _ Yoksa gösteriye gelmeyi gerçekten istiyor musun?
ANNE _ Elbette Ayşe. Az önce Arif de sordu bunu.
AYŞE _ Şey... Sanırım oynarken oldukça heyecanlanacağım.
ARİF _ Ben de!
ANNE _Güzel! O heyecanla daha başarılı, daha iyi bir oyun çıkarırsınız çocuklar. Ama daha önce sağlıklı olmak için şu salatayı bitirmeniz şart!
ARİF _ Anne ben...

EFEK: KAPI ZİLİ

ARİF _ (ATAK) Hah! Babam geldi! Kapıyı ben açarım.

EFEKT: SANDALYE ÇEKİLMESİ, AYAK SESLERİ
ANNE _ Gördün işte! Salata yememek için her fırsatı değerlendiriyor! Küçük Sincapmış! Sahi, ne biçim bir sincap ki bu?



PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR
FADE
EFEKT: AYAK SESLERİ

DEMİRCAN _ İşte! Söylediğim yer burası Varol ağabey! (TEDİRGİN) Pek
işe yaramaz değil mi?
VAROL _ Haklısın Demircan. Burayı aydınlatmak çok zor bir kere. Şu köşeyi sahne olarak düşünsek dekorlarımız sığmaz.Ayrıca tavanı çok alçak.
DEMİRCAN _ Eninde sonunda bir apartmanın bodrum katı işte. Yine de görmeni
istedim.
VAROL _ İyi yaptın Demircan. Sanırım, en uygun yeri bulana kadar araştırmayı sürdürmeliyiz.
DEMİRCAN _ (KAYGILI) Varol ağabey?
VAROL _ Ne oldu Demircan?...
DEMİRCAN _ Ya oyunumuzu sergileyecek bir yer bulamazsak, ne yaparız?
VAROL _ Bilmiyorum. Belki de, okulların açılmasını bekleriz. Toplantı salonundan yararlanmak için. Okul müdürüyle konuşuruz önce. Bizi anlayışla karşılayacaktır.
DEMİRCAN _ Okulların açılmasına daha çok var ama...
VAROL _ Ne diyebilirim ki! Aklıma başka bir çözüm gelmiyor.
DEMİRCAN _ Üf! İşte bu çok kötü olur.
VAROL _ Yine de, ben senin gibi düşünmüyorum.
DEMİRCAN _ Sahi mi Varol ağabey?
VAROL _ Evet. Ben, yaptığımız bu çalışmanın da bir kazanım olduğu kanısındayım. Tiyatro yapma düşüncesi bizleri bir araya getirdi. Üstelik başardık Dekoruyla, kostümleriyle hoş bir çalışma gerçekleştirip mutlu olduk. Bütün bunlar az şey mi?
DEMİRCAN _ Yine de...
VAROL _ (GÜLEREK) Yine de bunca emek ve hazırlıktan sonra şu oyunu izleyicilere sunsak iyi olur diye düşünüyorsun.
DEMİRCAN _ Haksız mıyım Varol ağabey?..
VAROL _ Haklısın Demircan. Haklısın... Kimbilir? Belki de bir bakmışsın harika bir yer bulmuşuz. Neyse, şimdi şu bodrumu terk edip bir an önce gün ışığına çıksak iyi olacak. Haydi bakalım Büyük Reis. .Düş önüme!

EFEKT: AT KİŞNEMESİ DUYULUR..

SES BİRDEN KESİLİR

BEGÜM _ Evet! Osman dayımın bulabildiği sesler bunlar arkadaşlar...
NURİ _ Yaşa Begüm! Bu at kişnemeleri oyunumuza zenginlik katacak.
ARİF _ İyi de , dayın bu at seslerini nereden bulmuş ki Begüm?
BEGÜM _ Dayımın çok geniş bir plak koleksiyonu var Arif. Değişik müziklerin yanında, böyle doğal sesleri içeren bir plağı da varmış.
DEMİRCAN _ Ne güzel bir rastlantı! Belki o plakta kuş sesleri de vardır.
BEGÜM _ Sanırım vardı... (DİKKATLİ) Sahi, hiç aklıma gelmedi.
Kuş sesleri de hoş olabilir değil mi Varol ağabey?
VAROL _ Neden olmasın! Sahne geçişlerinde pekala kullanabiliriz Begüm.
NURİ _ Sen en iyisi, bu kasetin devamına kuş sesleri de kaydet Begüm!
VAROL _ Bu arada, o kaseti iyi koruyalım çocuklar. Belki ondan bir kopya daha çıkarmamız gerekebilir. Osman dayının bize çok yardımı oluyor Begüm. Ona, grubumuz adına teşekkür etmeyi sakın unutma.
BEGÜM _ Osman dayım teşekkür değil, oyun için davetiye istiyor arkadaşlar...
AYŞE _ Herkes gibi, desene.
DEMİRCAN _ Gördün ya Varol ağabey! Bu oyunu izleyiciler karşısında oynamamız kaçınılmaz oldu artık!
ARİF _ Hiçbir yer bulamazsak ... ne bileyim, biz de parkta oynarız!
VAROL _ Bu da iyi bir fikir. Ancak, benim önerim şu an çalışmayı sürdürmekle ilgili olacak.
NURİ _ Yoksa yine mi prova yapacağız?
VAROL _ Ne o? Sahneye çıkma konusunda kendinizi yeteri kadar
hazır mı hissediyorsunuz yoksa?
ARİF _ Nuri öyle düşünebilir,ama ben çalışmayı sürdürmek istiyorum. Daha iyi, daha hazır olmalıyız!..
BEGÜM _Bravo Küçük Sincap. Çok iyi konuştun.
ARİF _ Teşekkür ederim Dolunay!
VAROL _ Evet! Şakalaşmak iyi hoş ama, sizi de farkında olduğunuz gibi zaman hızla geçiyor çocuklar. Şu yakalanma sahnesini baştan sona bir kez daha oynayalım bakalım. Herkes yerini alsın. Nuri? Ağ hazır mı?
NURİ _ Hazır olmasına hazır ama.. (SIKINTILI) Biraz dolaşmış!
VAROL _ İşte özen ve dikkat isteyen bir konu da bu çocuklar. Kostüm ve oyunda kullandığımız aksesuarlara çok dikkat etmemiz gerekir.
ARİF _ Oyun sırasında kullanacağımız ağın düğüm olduğunu düşünsenize!
NURİ _ Tamam! Aksesuar görevlisi olarak, daha dikkatli olacağım, merak
etmeyin.
DEMİRCAN _ Bu sahnede Tunç’un da olması gerekiyor Varol ağabey.
VAROL _ Geleceğine eminim çocuklar. Biz zaman yitirmeden başlayalım
isterseniz. Evet, herkes yerine geçsin.

EFEKT: KOŞUŞTURMALAR, AYAK SESLERİ

AYŞE _ Ben sizlere durumu kısaca özetleyeyim arkadaşlar. Büyük Reis’le arkadaşı Beyaz Şimşek, bu sahnenin başında sessizce sahneye giriyorlar. Hırçın Kartal’ın çadırına yaklaştıkları sırada tuzağa düşüyor ve ağa yakalanıyorlar...
NURİ _ Tamam! Ben ağı hazıradım. Oynamaya başlayabilirsiniz!
AYŞE _ (HEYECANLI) Evet! Ben hemen Büyük Reis’in yanına geçiyorum... Şimdi başlayabiliriz...
DEMİRCAN_ (OYNAYARAK, KISIK SESLE) ) Beyaz Şimşek! İşte Hırçın Kartal’ın çadırı. Sonunda onu yakaladık!..
AYŞE _ (KISIK SESLE) Haydi öyleyse. Şu işi bitirelim Büyük Reis!
DEMİRCAN _ (YAPAY BİR ENDİŞEYLE) Hey! Bu üstümüze düşen ne böyle?
AYŞE _ Olamaz! Bir tuzak bu! Kocaman bir ağ üstümüze düştü!
DEMİRCAN _ (DOĞAL, GÜLEREK) Hayır efendim! Üstümüze değil,
yanımıza düştü. Ayrıca Nuri arkadaşımız ağı yine düğümlemiş...
NURİ _ (TELAŞLI, UZAKTAN) Yapmayın ama! Ağın düğümünü çözdüğüme o kadar eminim ki...
ARİF _ (GÜLEREK) Kötü kalpli büyücü ağı yeniden düğümlemiş olmalı...
VAROL _ Çocuklar! Yapmayın... Dağıldığımız zaman toparlanması çok zor oluyor. Bu sahneyi kusursuz oynamalısınız. Yoksa, bütün yaptıklarımız boşa gider. Haydi. Büyük Reis’le Beyaz Şimşek’in sahneye girişlerinden başlayarak bir kez daha oynuyoruz.
TUNÇ _ (UZAKTAN, HEYECANLI) Arkadaşlar... Kolay gelsin!
ARİF _ Hah! Sessiz Kaplan sonunda gelebildi..
TUNÇ _ (YAKLAŞIR, SOLUK SOLUĞA) Arkadaşlar! Sonunda çözüm buldum... Evet, buldum!
DEMİRCAN _ Tunç? Neden söz ediyorsun sen?
TUNÇ _ Tabii ki, salondan söz ediyorum. Oyun oynayabileceğimiz bir yer var artık. İnanın bana!
VAROL _ Neler söylüyorsun Tunç? Gerçekten... bir yer buldun mu?
TUNÇ _ Evet. Oyunu sergileyeceğimiz yer... bizim büyük galeri!
AYŞE _ (ŞAŞKIN) Babanın oto galerisi mi yani?
TUNÇ _ Evet! Her şeyi düzenledim. Gösteri günü, galerideki bütün arabaları dışarıya çıkartacağız. Camlara da siyah perdeler buldum. İnanın bana, bizim galeri tam bir tiyatro sahnesine dönüşecek.
VAROL _ Güzel ama... (TEDİRGİN) Baban bunu yapmamıza gerçekten izin verdi mi yani ?
TUNÇ _ (İKİRCİKLİ) Elbette. Oyunu önümüzdeki hafta sonu sergileyeceksek hiçbir sorun yok. Zaten babam... o tarihte kent dışında olacak!
VAROL _ Ancak bütün bunlardan haberi var, değil mi Tunç?
TUNÇ _ Elbette haberi var Varol ağabey. (GÜLMEYE ÇALIŞIR) İnanın, hiçbir sorun çıkmayacak.
ARİF _ Harika bir haber bu arkadaşlar. O galeriyi iyi biliyorum. Kocaman bir tiyatro olabilir gerçekten.
TUNÇ _ Işıklar da uygun. Yandaki çay bahçesinden de konuklarımız için sandalyeler alabileceğiz..
VAROL _ Bütün bunlar gerçekten çok güzel ama...
TUNÇ _ Yapma Varol ağabey! İnan, hiçbir sorun yok.
VAROL _ Peki Tunç. Sana inanıyorum!
DEMİRCAN _ Eee? Salonumuz da belli olduğuna göre, davetiyeleri hazırlamaya başlasak nasıl olur acaba?..
BEGÜM _ Unutmayın! İki kişilik davetiye Osman dayım için...
AYŞE _ Bizimkilere de iki kişilik yeter sanırım...
VAROL _ (GÜLEREK) Durun bakalım çocuklar! O kadar da aceleci
olmayın. Oyunu daha mükemmel hale getirmeliyiz, aynı fikirde değil misiniz yoksa?
BEGÜM _ Evet evet.... Önümüzde bir hafta var!
VRIOL _ Kolları sıvayalım öyleyse. Şu sahneyi bir kez daha çalışalım öncelikle. Hazır Tunç da burada olduğuna göre!
NURİ _ Ben hazırım arkadaşlar. Bu kez ağı tam üstünüze atacağım!
VAROL _ Bir dakika arkadaşlar. Madem ekip olarak hepimiz buradayız, bu günkü çalışmamızda bir yenilik daha yapalım ve kostümlerimizi giyerek oynayalım, ne dersiniz?
AYŞE _ Harika bir fikir Varol ağabey!
DEMİRCAN _ Doğru. Kostümleri giyinmek, bizlere apayrı bir heyecan katacak!
VAROL _ Sen ne dersin Tunç?
TUNÇ _ Doğrusu... kostümümü giyeceğim anı sabırsızlıkla bekliyordum Varol ağabey!
VAROL _ Eh! Öyleyse tam zamanı arkadaşlar. Arif... Demircan’la birlikte kostümleri getirir misiniz? Kostümler büyük kestane ağacının altındaki tahta sandığın içinde...
ARİF _ Kostümlerin yerini biliyoruz Varol ağabey...
DEMİRCAN _ (HEYECANLI) Onları şimdi yüklenip getiririz.

EFEKT : KOŞARAK UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ

VAROL _ Tunç!
TUNÇ _ Bir şey mi oldu Varol ağabey?..
VAROL _ Şu galeri meselesi.Bir sorun çıkmayacağıdan eminsin değil mi?
TUNÇ _ Elbette. Hiçbir sorun çıkmayacak Varol Ağabey...
VAROL _ Ben yine de...
ARİF _ (UZAKTAN, BAĞIRARAK) Olamaz!
AYŞE _ (YÜKSEK) Ne oldu Arif?
DEMİRCAN _ Kostümler... Kostümlerimiz... Hiçbiri yok!
VAROL _ (TELAŞLI) Neler söylüyorsunuz çocuklar?
ARİF _ İnanamıyorum! Yok olmuşlar! Kostümler sandıktan kuş
olup uçmuşlar sanki!...
BEGÜM _ O kadar emek... O kadar çalışma... Hepsi boşa mı gitti yani?
Buna inanmak istemiyorum!


EFEKT : KOŞUŞTURMA, ÇOCUKLARIN SESLERİ BİRBİRİNE KARIŞIR

PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

Dördüncü Bölümün sonu









Çocuk Bahçesi




BÜYÜK REİS

KÜÇÜK SİNCAP




Beşinci Bölüm





Bölümde Görev Alan Oyuncular:


ARİF

AYŞE

VAROL

ANNE

BABA

DEMİRCAN

NURİ

TUNÇ

AYŞE

FERDİ

MUSTAFA







Önceki Bölümlerin Özeti:

SES_ Mahalleye yeni taşınan Varol ağabey, önce Arif ve Ayşe’yle, ardından da mahallenin diğer çocuklarıyla tanışmıştır. Tiyatroya yakından ilgi duyan, ancak bir ayağı aksadığı için yalnızca oyun yazmakla yetinenVarol ağabey, son yazdığı çocuk oyununu mahalledeki çocuklarla birlikte sahne için hazırlamaya başlar. Ferdi, basketle ilgili olduğu için bu çalışmalara katılmaz. Tunç ise, bir iş adamı olan babasının katı tutumu nedeniyle oyun çalışmalarına fazla zaman ayıramaz. Büyük Reis Küçük Sincap adını taşıyan oyun ortaya çıktıkça yeni yeni sorunlar da baş göstermeye başlar. Salon konusunda Tunç, arkadaşlarına yardımcı olacağına söz vermiştir. Ne var ki, bu kez de özenle hazırladıkları oyun kostümleri ortadan kaybolur...



EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE

ARABA KORNOLARI

NURİ _ Demircan? Çikolata istemediğine emin misin?
DEMİRCAN _ Kusura bakma Nuri. Hiç keyfim yok...
NURİ _ Biliyorum. Bütün şu olup bitenler...
DEMİRCAN _ Yine de, bakıyorum hiçbir olay senin iştahını kaçırmıyor Nuri bey.
NURİ _ Uğraşma benimle. Sıkıntıdan ne yaptığımı biliyor muyum sanki?
DEMİRCAN _ İşte! O kadar uğraştık durduk. Sonunda geldiğimiz yer yine okul bahçesi...
NURİ _ Üstelik oynamak için top da yok. Belki Arif top getirir.
DEMİRCAN _ Onun evden çıkacağını hiç sanmam. Çok üzgün!
NURİ _ Nasıl üzülmesin ki! Her şeyi hazırlamıştık. Tunç oynamamız için oto galerisini salon haline getirecekti. O kadar söz ezberledik ve... bütün emekler uçtu gitti!
DEMİRCAN _ O kostümleri yeniden hazırlamak dünya kadar zamanımızı alır! Yo! Olacak iş değil! Çikolatadan kaldı mı Nuri?
NURİ _ Yapma Demircan! Az önce sormuştum sana.
DEMİRCAN _ Ne bileyim! Konu açılınca birden canım sıkıldı. Sonra da...
NURİ _ Benim gibi acıktın demek.
DEMİRCAN _ Önemli değil. Ne yapalım!
NURİ _ Varol ağabey’in de keyfi kaçtı ama hiç belli etmedi bize.
DEMİRCAN _ Haklısın. Şu kostümler durup dururken nasıl olur da kaybolur peki? Akıl alır gibi değil!
NURİ _ Aslında ben...
DEMİRCAN _ Merak etme. Herkes senin gibi düşünüyor.
NURİ _ Ama bu yaptığı bağışlanır gibi değil!...
DEMİRCAN _ Bilmiyorum Nuri! Yine de, Ferdi’nin yerinde olmak istemezdim. .Hatırlarsan onunla ömür boyu konuşmama kararı almıştık. Bence bu kararı ömür boyu onun yüzüne bakmama kararıyla değiştirmeliyiz.
NURİ _ Ne yazık ki geç kaldık Demircan!
DEMİRCAN _ Neden? Ne oldu ki?
NURİ _ Daha ne olsun! Tiyatro düşmanı Ferdi efendi bize doğru geliyor.
DEMİRCAN _ Yaptıklarıyla yetinmeyecek anlaşılan. Gitsek iyi olur.
FERDİ _ (UZAKTAN SESLENİR) Nuri!... Demircan!... Hey! Size sesleniyorum!
NURİ _ (SIKINTILI) Ne var Ferdi?. Ayrıca bir de oyunun dekorunu yakmak istiyorsan, yerini biliyorsun. Bizi rahat bırak.
FERDİ _ (TEDİRGİN) Başınıza gelenleri duydum!
EMİRCAN _ Şimdi de eğlenip tadını çıkarıyor.
FERDİ _ Düşündüğünüz gibi değil çocuklar. O kostümleri... gerçekten ben almadım.
NURİ _ İyi ki ekipte değilsin arkadaşım. Çünkü oldukça kötü bir oyuncusun.
FERDİ _ Yoo! İnanın bana! Demircan... Beni tanırsın. Öfkelenebilirim... Kötü şeyler söyleyebilirim belki ama, bunu yapmam. Kostüm hırsızı değilim ben. Yemin ederim!
DEMİRCAN _ Yapma Ferdi! Çalışmamızı baltalamak için aldın onları. Bal gibi meydanda bu.
FERDİ _ Sizi inandırmak için her şeyi yapmaya hazırım. Ayrıca ben...
NURİ _ Ne söyleyecektin?
FERDİ _ Bütün bu olanlardan dolayı gerçekten üzgünüm çocuklar. Hem, baştan beri yanlış davrandığımı biliyorum...
DEMİRCAN _ Söylediklerinde samimi misin?
NURİ _ Bu kadar başarılı bir oyuncu olamaz, değil mi?
FERDİ _ Yaptığım kabalıklardan ötürü de hem sizlerden, hem de Varol ağabey’den özür dilemek istiyorum!
NURİ _ Neler duyuyorum! Gözlerim yaşaracak.
FERDİ _ Şaka yapmıyorum Nuri. Hem bak, elimde top filan yok...
DEMİRCAN _ Sana inanmak isterdim Ferdi. Yine de, ne yazık ki olanlar oldu işte. Güzelim kostümler, nasıl olduysa kaybolup gitti.
FERDİ _ Ben de bunu söylemeye çalışıyorum iste. Kendimi affettirecek bir önerim var size.
NURİ _ Neymiş o?
FERDİ _ Biliyorsunuz annem terzi! Kendisiyle konuştum, kızlarn da yardımıyla bütün kostümleri iki gecede yeniden dikebileceğini söyledi.
DEMİRCAN _ Kulaklarım doğru mu duydu?
NURİ _ İki gecede demek demek!
FERDİ _ Bari bu söylediklerime inanın, lütfen!
DEMİRCAN _ Ne dersin Nuri?
NURİ _ Bilmiyorum. (KARARSIZ) Galiba ben Ferdi’ye inanıyorum.
DEMİRCAN _ Ben de inanıyorum. Eee? Öyleyse?
NURİ _ Öyleyse zaman yitirmeden harekete geçmemiz gerekiyor.
FERDİ _ Önce diğer arkadaşlarla da konuşmalıyız. Sonra ben..(DURAKSAR)
NURİ _ Sanırım Varol ağabey’den özür dileyeceksin Ferdi.
FERDİ _ Evet. Yaptığım kabalıktan sonra yüzüne nasıl bakacağımı bilmiyorum ama...
DEMİRCAN _ Yürü bakalım! Hemen harekete geçiyoruz. Belki Varol ağabey, senin için küçük bir rol bile ekler oyuna...
FERDİ _ Yapar mı dersiniz?
NURİ _ Tabii, oynayacağın rolün inatçı keçi olması koşuluyla! Kocaman bir kuyruk hazırlayacağım sana. Haydi çocuklar. Önce doğru Varol ağabey’e!

ERFEKT: PRIOGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE


KAPI AÇILIP KAPANMASI, AYAK SESLERİ

ANNE _ Hoş geldin Metin! Ne güzel... Bu gün erkencisin.
BABA _ Hoş bulduk Sevim. (YAKLAŞIR) Toplantı kısa sürdü. Ne zaman toparlanıp kendimi sokağa attım, hatırlamıyorum!
ANNE _ İyi etmişsin. Sana bir yorgunluk kahvesi yapayım.
BABA _ Yok. İçmem şimdi, sağol. Bizim tiyatrocular evde yok sanırım...
ANNE _ Balkon pencersinden bakarsan hepsini görebilirsin. Hummalı bir
çalışma içerisindeler.
BABA _ Öyle ya! Gösterilerine iki gün kaldı.
ANNE _ (GÜLEREK) Bak! Bu da oyunun davetiyesi. Nasıl da özenle hazırlamışlar, değil mi?
BABA _ Bakayım şuna! Ne güzel bir el yazısı bu!
ANNE _ İnanmayacaksın ama, bizim Ayşe’nin el yazısı!
BABA _ Özenince nasıl da güzel yazıyor. Okuyalım bakalım!. Şen Çocuklar Tiyatrosu’nun Cumartesi akşamı sergileyeceği Büyük Reis Küçük Sincap adlı oyununu izlemeye gelirseniz bizleri sevindirirsiniz. Saat on altıda... Galeri Ege’de! Galeri Ege? Muammer bey’in oto galerisinde mi yani?
ANNE _ Evet! Tunç’un babasının oto galerisi!
BABA _ İyi ama Muammer bey, tanıdığım kadarıyla aksi ve huysuz biri. Nasıl
oldu da...
ANNE _ Gördün mü? Sen de dedikodu yaptın işte!
BABA _ Yapma Sevim! Adamı sen de tanıyorsun. Çocuğu sokağa bırakmıyor bile. Böyle bir şeye izin vermiş olmasına akıl erdiremedim doğrusu.
ANNE _ Kimbilir! Ancak davetiyede böyle yazıyor işte.
BABA _ İşin aslını öğrenmek için galeriye uğrasam mı? Ne dersin?
ANNE _ Bence hiç karışma. Kendi kendilerine sorunlarını çözüyorlar işte.
BABA _ Sorunları hiç bitmiyor bu arada!
ANNE _ En büyük sorunu bilmiyorsun.
BABA _ (MERAKLI) Neymiş o?...
ANNE _ Kostümleri ortadan kayboldu.
BABA _ Deme! Ama bu çok ciddi bir sorun, öyle değil mi?
ANNE _ Sanırım artık değil. Çünkü çözecekler. Tabii, biz izin verirsek...
BABA _ Ne izniymiş bu? Bizim giysilerimizi mi isteyecekler yani? İyi ama onlar kızılderilileri canlandırmıyorlar mıydı?
ANNE _ Çok alemsin Metin. İzin dediğim, bu gece için çalışma izini. Ferdi’nin annesi terzi biliyorsun. Çocukların da yardımıyla geceleri çalışıp kostümleri yeniden dikecekler.
BABA _ Neler duyuyorum! Ferdi’nin annesi demek. İyi ama Ferdi...
ANNE _ Artık o da ekipte! Olanlardan çok üzülmüş.
BABA _ Ne güzel gelişmeler bunlar böyle. Biliyor musun, tiyatro çalışması çocukların hepsine çok iyi geldi.
ANNE _ Farkındayım!
BABA _ Şu delikanlıya ne kadar teşekkür etsek az aslında. Hepsini bir güzel çekip çeviriyor.
ANNE _ Varol mu? Tiyatroyu çok seviyor. (KIRIK) Ayşe, onun gönlünde asıl yatanın oyunculuk olduğunu söylüyor ama şu bacak problemi...
BABA _ Haklısın Sevim hanım. Neyse, ben balkondan şu sanatçılara bir
göz atayım bakayım!

EFEKT: KAPI AÇILIP KAPANMASI

ANNE _ Gerek kalmadı. Bizimkiler geldiler bile.
BABA _ Tamam öyleyse. Birlikte yemek yeriz. Kahvemi de kızım
pişirir bana.
AYŞE _ (UZAKTAN, HEYECANLI) Merhaba anne... Hoşgeldin baba! (ACELECİ) Şey... Masa hazır değil mi yoksa? Biz bir şeyler atıştırıp hemen gitmek zorundayız..
AMNNE _ Hemen mi?..
AYŞE _ (UZAKTAN) Anne, biliyorsun... Kostümler!
ANNE _ Tabii... Biliyorum biliyorum.
BABA _ Anlaşıldı hanım. Kahveyi yine biz pişirip biz içeceğiz. Gelin bakalım gelin! Hiç değilse yemek masasında olsun göreyim yüzünüzü!

GÜLÜŞÜRLERKEN

EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE


EFEKT: ARABA, KORNO SESLERİ, KONUŞMALAR

TUNÇ _ İşte! Bizim meşhur galeri burası Varol ağabey!
VAROL _ Söylediğin gibiymiş Tunç. Oldukça geniş bir yer. Tavanı da hayli yüksek.
FERDİ _ Neredeyse kapalı spor salonu bile olabilir, değil mi? Basket filan için.
TUNÇ _ (UYARIR) Ferdi!
FERDİ _ Tamam tamam! Şaka yaptım canım.
MUSTAFA _ (UZAKTAN) Hoşgeldiniz. Hoş geldiniz...
TUNÇ _ Bu gelen Mustafa ağabey. Galerinin tüm işleri ondan sorulur. Babamın yardımcısı.
MUSTAFA _ (YAKLAŞIR) Nasılsın Tunç?
TUNÇ _ Teşekkürler Mustafa ağabey. Tanıştırayım, Varol ağabey!
Daha önce söz etmiştim.
MUSTAFA _ Siz de hoş gelmişsiniz. Ferdi’yi zaten tanıyorum.(TEDİRGİN) Eee? Birer çay içer miydiniz?
VAROL _ Hiç zahmet vermeyelim Mustafa bey. Biz galeriye bakmaya gelmiştik. Sizi meşgul etmiyoruz ya?
MUSTAFA _ Yok canım! Ne meşguliyeti! Galeri emrinizde...
TUNÇ _ Konuştuğumuz gibi Mustafa ağabey. Biz dekorları bu akşam şu arka
bölüme taşıyacağız.
MUSTAFA _ Tamam. Benim acelem yok zaten. Sizin gelişinizi beklerim.
FERDİ _ (MERAKLI) Muammer amca yok mu?
TUNÇ _ Babam şehir dışında. Yani Pazartesi günü dönecek!
VAROL _ Tunç, gösteriyle ilgili olarak babasından izin aldı Ferdi!
FERDİ _ İşe bak sen! Muammer amca galeride tiyatro yapmaya izin verdi demek! Şaşırdım gerçekten.
VAROL _ Yanlış bir şey söylemiyorum, değil mi Mustafa bey?
MUSTAFA _ (ŞAŞKIN) Tabii canım! Yani patronun haberi var. İzin verdi. Vermez mi? Ben yanındaydım zaten...
TUNÇ _ (SIKINTILI) Evet! Dekoru şu arka tarafa yerleştiririz diye düşünmüştüm Varol ağabey...
VAROL _ İyi düşünmüşsün Tunç. İçerisi epey aydınlık. Bu çok güzel işte!
MUSTAFA _ Şu bizim tepe aydınlatmalarını da yaktık mı, olur biter.
FERDİ _ Nerede giyinip soyunacağız peki?
TUNÇ _ Ofis odasında.
VAROL _ Çok iyi olur ama... babanın bundan da haberi var, değil mi Tunç?
MUSTAFA _ (ATILIR) Var var! Hepsinden haberi var Muammer beyimin. Ben sizlere birer çay söyleyeyim bahçeden.
TUNÇ _ Sen hiç zahmet etme Mustafa ağabey. Biz zaten bahçeye uğrayacağız. Şu sandalye işi için. Çayımızı da orada içeriz artık.
MUSTAFA _ Eh! Nasıl isterseniz...
TUNÇ _ Akşam görüşürüz . Haydi hoşça kal!
MUSTAFA _ Güle güle Tunç. Ben buradayım. Siz gelene kadar beklerim.
Merak etmeyin!


EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

AYAK SESLERİ, KOŞUŞTURMALAR.

DEMİRCAN _ Nuri? Büyük Reis’in baltası nerelerde? Bir türlü bulamıyorum!
NURİ _ (UYUKLAMAKTADIR) Büyük Reis’in baltası mı? Bilmem!
Hiç görmedim!
ARİF _ (UZAKTAN) İddiaya girerim ki, şu kıvrıldığı çadır bezinin altındadır.
DEMİRCAN _ Haklı olabilirsin Arif! Varol ağabey, bütün malzemeyi toplayın
demişti ama, şimdi de onların neler olduğunu hatırlayamıyorum.
ARİF _ Keşke çalışmanın başında malzemelerle ilgili bir liste yapsaydık.
DEMİRCAN _ Aslında Varol ağabey onu da söyledi Arif! Dikkate almadık.
ARİF _ Kızlar nerede peki?
DEMİRCAN _ Onlar kostümleri yüklenip galeriye gittiler. Varol ağabey’le
Tunç da kamyonetle dekoru götürüyorlar.
ARİF _ Yine de dekorun önemli bir parçasını burada unutmuşlar Demircan.
DEMİRCAN _ (HEYECANLI) Neymiş o?
ARİF _ Nuri tabii. Şuna baksana. Yine uyudu!
DEMİRCAN _ Dün gece uykusuz kaldı. Biliyorsun, tüm işleri ucu ucuna yetiştirdik...
ARİF _ Varol ağabey’in söylediği kadar var . Tiyatro gerçekten zorlu
bir iş olmalı.
DEMİRCAN _ Eh! Ne olup bittiğini göreceğiz artık. Büyük gün gelip çattı!
ARİF _ Heyecanlı mısın Büyük Res?
DEMİRCAN _ Hem de nasıl! Ya sen Küçük Sincap?...
ARİF _ Koşuşturmaktan heyecanı yaşamaya sıra geldi mi sanki?
FERDİ _ (UZAKTAN) Arif? Her şeyi topladınız mı?
ARİF _ Ferdi de geldi işte...
DEMİRCAN _ Fena yakalandık.
FERDİ _ (YAKLAŞIR) Gelmeden galeriye uğradım. Büyük Reisin
çadırını kurduk bile.
DEMİRCAN _ Sahi mi? Nasıl oldu Ferdi?
FERDİ _ Size bir şey söyleyeyim mi? Oyun harika olacak çocuklar.
ARİF _ Haydi öyleyse. Daha fazla gecikmeden malzemeleri yüklenip galeriye geçelim biz de.
DEMİRCAN _ İyi ama sahne amirimiz burada. Onu ne yapacağız?.
FERDİ _ (FARK EDER) Aaa! Nuri uyuyor! Olacak iş değil. İyi ama
neden uyandırmıyorsunuz ki?
ARİF _ Bizim pek başarılı olduğumuz söylenemez. İstersen bu işi
bir de sen dene Ferdi!
FERDİ _ Bu konuda şaşmaz yöntemlerim vardır. Önce bir sürahi su
alınır...
NURİ _ (UZAKTAN) Sakın denemeye kalkışma!
DEMİRCAN _ Eh! Uyandı zaten!
FERDİ _ Benim yöntemim de buydu . Haydi arkadaşlar... Bizimkileri
bekletmeyelim. Daha yapacak çok iş var!
ARİF _ Dekor kurulacak, kostümler giyilecek, makyaj yapılacak...
DEMİRCAN _ (SIKINTILI) Yani... artık geri dönüş şansı yok değil mi çocuklar?..
FERDİ _ Elbette yok Büyük Reis!..
NURİ _ Haydi öyleyse dalgacılar! İşe koyulalım bakalım! Şunlara da bakın! Şaşkın şaşkın bakacağınıza yardım edin bana! Uykucular
sizi...

EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ
FADE

KOŞUŞTURMALAR, YAKLAŞAN
UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ

BEGÜM _ Ayşe! Yüzüme biraz daha kırmızı sürsem nasıl olur sence?
AYŞE _ Bilmem ki Begüm! En iyisi Varol ağabey’e bir danış istersen.
ARİF _ Varol ağabey salonda. Sandalyelerin yerleştirilmesine yardım ediyor.
FERDİ _ Öyleyse ben ona yardım etmeye gideyim arkadaşlar!
DEM İRCAN _ (PANİK HALİNDE) Ferdi dur! Gitmeden şu kemerin diğer
ucunu bul.
FERDİ _ Tamam Reis! Demircan, ne bu hal! Ellerin su içinde.
DEMİRCAN _ Heyecandan soğuk terler döküyorum.
FERDİ _ Yapma lütfen! Ben eğlendiğinizi sanıyordum!
NURİ _ Sen oyunda görev almadığın için bol bol eğlenebilirsin.
DEMİRCAN _ Bizimkiler gelecek mi acaba?
AYŞE _ Seninkileri bilmem ama, bizimkiler gelmiş bile!
ARİF _Sahi mi söylüyorsun abla? Yani... babamlar geldi mi?
AYŞE _ Tunç onları çay bahçesinde otururken görmüş.
ARİF _ Keşke bundan hiç haberim olmasaydı!
BEGÜM _ Umarım söyleyeceklerimi unutmam. Ferdi sen...
FERDİ _ Merak etme Begüm. Büyük panonun hemen arkasında duracağım. Elimde de oyun metni olacak.
AYŞE _ Tunç neden burada değil? Onun da giyinmesi gerekiyor.
NURİ _ Mustafa ağabey’in yanında olmalı. Galeriden çok sayıda araba çıkardılar. Her biri için park yeri bulmak kolay mı?..

EFEKT: AÇILAN KAPI SESİ
TUNÇ _ Kolay gelsin arkadaşlar!
ARİF _ Hah! İyi kızılderili lafının üstüne gelir zaten!
NURİ _ Tunç? Bir aksilik filan yok değil mi?
TUNÇ _ Sanırım yok Nuri.
DEMİRCAN _ Aksilikler oyun başlayınca!
AYŞE _ Yo! Böyle konuşmayın lütfen.
ARİF _ Dışarısı nasıl Tunç? Gelen giden var mı?
TUNÇ _ Konuklar gelmeye başladılar bile.
FERDİ _ Tunç! Nuri’ye baksana... Şimdi de ofis dosyalarının
üstüne oturmuş...
TUNÇ _ Çocuklar! Lütfen dikkat edin. Ortalık fazla karışmasın.
BEGÜM _ Benim makyajım bitti çocuklar. Nasıl oldum?
TUNÇ _ Harika görünüyorsun Begüm. Tam bir kızılderili olmuşsun!
AYŞE _ Bir de bana bakın! Beyaz Şimşek nasıl olmuş peki?
NURİ Gayet iyi Ayşe. Oynarken sesini kalınlaştırmayı sakın unutma! Yoksa bütün emeklerin boşa gider...

EFEKT: KAPI AÇILMASI

VAROL _ Çocuklar? Hazırlıklar nasıl gidiyor?
ARİF _ Giysim nasıl duruyor Varol ağabey?
DEMİRCAN _ Benim başlığım biraz sıkıyor ama...
BEGÜM _ Şu yeleğin üstüne bir toka daha taksam mı Varol ağabey?
VAROL _ (GÜLEREK) Tamam. Sorumu geri aldım çocuklar.
AYŞE _ Konuklar gelmeye başladılar mı sahiden?
VAROL _ Evet Ayşe. Yaklaşık on beş dakika sonra oyunumuz
başlayacak.
TUNÇ _ Gecikmeden ben de giyinsem iyi olacak...
VAROL _ Size bir iki şey söylemek isterim çocuklar. Yaptığımız
bu güzel çalışmadan dolayı hepinize teşekkür etmek istiyorum öncelikle. Ardından... birazdan sahneye çıkıp oyunlardan en güzelini sergileyeceğinize emin olduğumu söylemek istiyorum. Çünkü sizler bunu hak ediyorsunuz. Son bir şey eklemek isterim. Hepinizi çok seviyorum ve sizlerle övünüyorum çocuklar!.. Sanırım artık hazırsınız... Evet! Birazdan sahne sizi bekliyor!...


EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

Beşinci bölümün sonu
Çocuk Bahçesi






BÜYÜK REİS

KÜÇÜK SİNCAP



Altıncı ve Son Bölüm





Bu bölümün oyuncuları:


ARİF

AYŞE

DEMİRCAN

VAROL

BABA

BEGÜM

NURİ

TUNÇ

FERDİ

MUSTAFA

ANNE


Önceki bölümlerin özeti:

SES _ Varol ağabey, mahallenin çocuklarına birlikte bir tiyatro çalışması yapmayı önermiştir. Bir ayağı aksayan ve bu nedenle çok meraklı olduğu tiyatroyla ilgili olarak yalnızca oyun yazmakla yetinen genç adamın bu önerisi çocuklar tarafından heyecanla karşılanır. Varol ağabey’in aynı zamanda komşusu olan Ayşe ve Arif, çalışmalara büyük bir coşkuyla katılmışlardır. Demircan, Nuri, Begüm ekibin diğer oyuncularıdır. Tunç, bir iş adamı olan babasının sınırlamaları nedeniyle oyun provalarında yoğun bir biçimde katılamaz. Ferdi ise baştan karşı koymasına rağmen, daha sonra çocuklarla birlikte olur. Sonunda gösteri günü gelir çatar. Büyük Reis Küçük Sincap adını taşıyan oyun, Tunç’un babasına ait olan oto galerisinde sergilenecektir. Çocuklar büyük bir heyecan içinde sahneye çıkacakları anı beklemektedirler.



AFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE



ALKIŞLAR, UZAKTAN KONUŞMALAR

(ÇOCUKLAR, OYUN İÇERİSİNDE CANLANDIRDIKLARI KAHRAMANLARI
SESLENDİRİRKEN, SESLERİNE ÖZELLİKLE BİR HEYECAN, ÜRKEKLİK VE
ACEMİLİK EKLEMELİDİRLER)


AYŞE _ (KISIK SESLE) İnanamıyorum! Sanırım salon ağzına kadar dolu!
ARİF _ (KISIK SESLE) Ne dersin abla? Şu kapının yanından başımı uzatsam bizimkileri görebilir miyim dersin?
AYŞE _ (UYARIR) Sakın öyle bir şey yapma Arif! Varol ağabey’in söylediklerini hiç aklından çıkarma.
DEMİRCAN_ (KISIK SESLİ, HEYECANLI) Bütün söyleyeceklerimi unuttum çocuklar!
AYŞE _ Sakin ol Demircan. Bu çok doğal!
ARİF _ Sahneye çıkınca bütün sözlerini hatırlayacaksın, gör bak!
DEMİRCAN _ Nereden biliyorsun Arif?
ARİF _ Ben de senin gibiyim de ondan...
AYŞE _ (HEYECANLI) İşte! Varol ağabey salonun ışıklarını kapattı çocuklar!

EFEKT: AT KİŞNEMESİ

ARİF _ At kişnemesini duydunuz. Sanırım başlıyoruz...

VAROL _ (HEYECANLA, ÖNCE UZAKTAN) Haydi Demircan! Sahne senin!
Başarılar çocuklar!

EFEKT: ALKIŞLAR DUYULUR,
AT KİŞNEMESİ


VAROL _ (HEYECANLI) Çok iyi gidiyor çocuklar! Haydi Begüm! Sıra sende.
BEGÜM _ (KISIK SESLE) Biliyorum Varol ağabey!.. (AYAK SESLERİ, OYUNDA) Büyük Reis? Uyumadın mı sen?
DEMİRCAN _ Hayır Dolunay! Bütün gece bir o yana bir bu yana döndüm durdum!
Hiç gözümü kırpmadım!
BEGÜM _ Yeni bir savaşa gidiyorsun. Bunun heyecanı olmalı.
DEMİRCAN _ Düşündüğün gibi değil Dolunay. Sorunum başka.
BEGÜM _ Benimle paylaşmayacak mısın?
DEMİRCAN _ Bilmem ki ne söylesem! Aklımı kurcalayan, elbette Kaplan Pençesi!
BEGÜM _ Kaplan Pençesi! Oğlun! İyi ama sorun nedir?
DEMİRCAN _ Biliyorsun. O çocuk bizimle birlikte gelmek istemiyor. Savaşmak
istemiyor.
BEGÜM _ Onu anlamalısın Büyük Reis. Kaplan Pençesi farklı bir çocuk!
DEMİRCAN _ Kaplan Pençesi bir korkak!
BEGÜM _ (ABARTILI BİR ŞAŞKINLIKLA) Nasıl böyle konuşabilirsin?
DEMİRCAN _ Babasıyım ve onu iyi tanıyorum Dolunay. O bir korkak. Asla
savaşçı olamaz. Adını bile beğenmiyor!
BEGÜM _ Hayır Büyük Reis. Benim oğlum gerçek bir kızılderili. Asla korkak
olamaz.
DEMİRCAN _ Ya! Sorunu ne öyleyse?
BEGÜM _ Yalnızca savaşmak istemiyor, hepsi bu! Kaplan Pençesi barış içinde yaşamak istiyor. Kırlarda, çiçekler arasında koşup oynamak istiyor. Hayvanlarla dostluk yapmak istiyor. Biliyorsun, en yakın dostları sincaplar!
DEMİRCAN _ Saçmalık! Bence oğlum tam bir yüreksiz. Hepsi bu kadar işte!
AYŞE _ (AYAK SESLERİNİ TAKİBEN, ÖNCE UZAKTAN) Büyük Reis!
Ben hazırım.
DEMİRCAN _ Beyaz Şimşek! Savaşçı dostum! Sonunda geldin.
AYŞE _ Sanırım şafak sökmeden yola çıksak iyi olacak Büyük Reis...
DEMİRCAN _ Haklısın savaşçı kardeşim. Dolunay! Bize şans dile.
BEGÜM _ (TEDİRGİN) Oğluna... Kaplan Pençesi’ne bir şey söylememi
ister misin?
DEMİRCAN _ Hayır! Yüzünü bile görmek istemiyorum onun. Gidelim Beyaz Şimşek..
AYŞE _ Gidelim Büyük Reis.


EFEKT: AT KİŞNEMESİ, ALKIŞLAR

ALKIŞLAR FONDA DEVAM EDER

FADE

VAROL _ (KISIK) Harikasınız çocuklar! İnanın çok iyi gidiyor.
DEMİRCAN _ (HEYECANLI) Bir iki kez sözlerimi unuttum.
VAROL _ Hiç önemli değil Demircan. Sen gerçek bir Büyük Reis’sin!
NURİ _ (UZAKTAN, KISIK) Ağı hazırladım Varol ağabey...
VAROL _ Tamam Nuri! Panonun arkasında bekle. Ben işaret verince atarsın.
NURİ _ Peki!
AYŞE _ (HEYECANLI) Sıramız geldi Demircan! Haydi devam edelim!
DEMİRCAN _ (RAHAT) Haydi öyleyse.

EFEKT: ALKIŞLAR YENİDEN DUYULUR

TUNÇ _ (KISIK) Alkışlara bakılacak olursa, oyunumuzu beğendiler
Varol ağabey!..
VAROL _ Oyunu değilse bile sizleri çok beğendiler Tunç! Sen gerçek
bir savaşçısın!
TUNÇ _ Neden böyle söyledin, bilmiyorum ama ben de savaşçı değil, Küçük Sincap gibi barışçı olmak isterdim...
MUSTAFA _ (HEYECANLI, ÖNCE UZAKTAN) Tunç!.. (PANİK İÇİNDEDİR) Tunç!
TUNÇ _ Ne var Mustafa ağabey? Bir şey mi oldu?
MUSTAFA _ Daha ne olsun! Baban... Muammer bey...
TUNÇ _ (HEYECANLI) Ne olmuş babama?...
MUSTAFA _ Burada. Salonda. En arkadaki sırada oturuyor!
TUNÇ _ Babam burada mı? Olamaz! Pazartesi günü geleceğini
söylememiş miydi?
MUSTAFA _ Bana da öyle söylemişti ama...
VAROL _ Tunç! Babanın haberi yok değil mi? Bu gösteri için izin almış değilsin..
TUNÇ _ (KISIK) Evet!
VAROL _ Bunu akıl etmeliydim! Çok can sıkıcı bir şey bu...
TUNÇ _ Özür dilerim Varol ağabey...
MUSTAFA _ Vay başımıza gelenler! Muammer bey duman attıracak şimdi.
Ne yapacağız peki?
TUNÇ _ Bunu sonra düşünürüz Mustafa ağabey. Şu anda...
MUSTAFA _ Evet? Şu anda?
TUNÇ _ Gösteri devam etmeli. Ne olursa olsun, gösteri mutlaka devam etmeli! . Neden sustun Varol ağabey? Sen bir keresinde böyle dememiş miydin yoksa?

EFEKT: ALKIŞLAR

AT KİŞNEMESİ

AYŞE _ Olur şey değil Büyük Reis. Şu başımıza gelenlere bak!...
DEMİRCAN _ Tuzağa düştük Beyaz Şimşek! Tam düşmana yaklaşmıştık ki,
şu ağlara yakalandık. Fare gibi kısıldık.
AYŞE _ Of! Sanırım sonsuza kadar burada kalacağız!
DEMİRCAN _ Bilmiyorum Beyaz Şimşek. Durumumuz hiç parlak değil...
AYŞE _ (HEYECANLI) Ayak sesleri! Yaklaşan birileri var...
DEMİRCAN _ Düşman kabilenin savaşçılarıdır mutlaka. Her şey buraya
kadarmış savaşçı dostum!
AYŞE _ Ama bu gelen... (SEVİNÇLİ) Kaplan Pençesi!
DEMİRCAN _ Kaplan Pençesi mi? İyi ama o...
ARİF _ (YAVAŞ) Sakin olun! Sizi bu tuzaktan kurtaracağım!
DEMİRCAN _ Demek Kaplan Pençesi Büyük Reis’i izledi.
ARİF _ Evet baba! Sizi izledim.
DEMİRCAN _ Öyleyse sen bir korkak, bir yüreksiz değilsin!
ARİF _ Bunları sonra konuşuruz baba. Şimdi zaman yitirmeden sizi
kurtarmalıyım!
AYŞE _ İyi ama bunu nasıl yapabilirsin ki? Şu bizi yakalayan ağın ipleri
çok kalın! Bıçakla kesilecek gibi değil!
ARİF _ Merak etmeyin. Bu konuda küçük dostlarım size yardım edecek.
DEMİRCAN _ Küçük dostların mı? Kimmiş onlar?
ARİF _ Sincaplar elbette. Keskin dişleri çok işe yarayacak, göreceksiniz. (ISLIK ÇALAR) Haydi dostlarım! İş başına...

EFEKT: ALKIŞLAR DUYULUR


VAROL _ (KISIK SESLE) Haydi çocuklar! Son sahne! Demircan’la Arif’in konuşmalarından sonra selama çıkacaksınız. Hazır olun!
NURİ _ Şey!.. Ben de çıkacak mıyım Varol ağabey?
VAROL _ Elbette Nuri. Sen oyunumuzun görünmez kahramanlarından birisin.


EFEKT: AT KİŞNEMELERİ, OYUN


DEMİRCAN _ Sanırım şunu söylemem gerekiyor Kaplan Pençesi. Ben seni
yanlış tanımışım!
ARİF _ Bunu duyduğuma sevindim baba.
DEMİRCAN _ Sen, istediği zaman babası Büyük Reis’in gurur duyacağı bir
savaşçı da olabiliyorsun!
ARİF _ Evet ama ben...
DEMİRCAN _ Biliyorum. Sen savaşı değil, barışı seviyorsun.
ARİF _ Sonunda beni anladığına sevindim.
DEMİRCAN _ Belki bana başka söyleyeceklerin de vardır!
ARİF _ Evet baba. Senin de fark ettiğin gibi ben barışı seviyorum.
Yalnızca onu değil elbette. Doğayı seviyorum. Hem de çok seviyorum. Ağaçları, otları, yeryüzünü güzelleştiren hayvanları çok seviyorum. Belki inanmayacaksın ama, onlarla oyunlar oynuyorum ben. Ceylanlarla yarışıyor, sincaplarla şakalaşıyorum...
DEMİRCAN _ Senin bir savaşçı olmanı çok istedim ama belki de hata yaptım. Bir çocuk olduğunu unuttum öncelikle. Doğayı, oyun oynamayı sevebileceğin hiç aklıma gelmedi. Yanılmışım! Çok yanılmışım.
ARİF _ Senden bir şey isteyebilir miyim baba?
DEMİRCAN _ Elbette isteyebilirsin evlat! Neymiş o?..
ARİF _ Eğer uygun görürsen, bundan böyle benim adım Kaplan Pençesi değil Küçük Sincap olsun baba!
DEMİRCAN _ Küçük Sincap mı? Peki... Öyle olsun bakalım! (GÜLEREK) Seni selamlıyorum Küçük Sincap!
ARİF _ (COŞKULU) Ben de seni selamlıyorum Büyük Reis. Hem de sevinçle selamlıyorum!

EFEKT: ALKIŞLAR ARTAR, BRAVO SESLERİ

PROGRAM MÜZİĞİ DUYULUR

FADE


ÇOCUKLARIN KONUŞMALARI, KAPI SESİ


BABA _ (UZAKTAN, KEYİFLİ) Sanatçıları kutlamama izin var mı acaba?
ARİF _ Baba! (ŞAŞKIN) Henüz giyinmedik!
BABA _ Görüyorum Arif. Tiyatroda sanatçıyı kuliste, henüz teri soğumadan kutlamak da adettendir...
NURİ _ Oyunumuzu beğendiniz mi Metin amca?
BABA _ Beğenmek ne kelime! Bayıldık! Hepinizi tek tek öpmek istiyorum.
AYŞE _ Yoksa o çiçekler bana mı babacığım?
BABA _ Bunlar yazarınız, yönetmeniniz, kısacası herşeyiniz olan gerçek büyük reise! Yani Varol ağabey’e!
VAROL _ Yapmayın! Beni utandırıyorsunuz!..
DEMİRCAN _ Hey! Kapının önünde ne çok izleyici birikti böyle...
BEGÜM _ Herkes bizi kutlamak mı istiyor yoksa?
BABA _ Bundan daha doğal ne olabilir ki çocuklar. En iyisi ben çıkıp sırayı başkalarına bırakayım. Kutlamanın devamını evde yaparız çocuklar!

EFEKT: KONUŞMALAR, KAPI AÇILIP KAPANMASI

ARİF _ Anlaşılan giyinmemize izin vermeyecekler!
FERDİ _ Bir dakika sayın konuklar. Sanatçılarımız giyiniyor!
DEMİRCAN _ Aslanım Ferdi. Canla başla çalışıyor!
AYŞE _ Küçük Sincap! Dışarı çıkınca hayranlarına imza dağıtırsın
artık!
ARİF _ Abla! Eğlenme benimle.
AYŞE _ Eğlenmiyorum ki! Şaka bir yana, gerçekten çok başarılıydın.
ARİF _ Buna inanmak isterdim doğrusu.
TUNÇ _ Arkadaşlar. Hepinizi kutluyorum. Bu oyun bu kadar oynanırdı, inanın.
BEGÜM _ Teşekkürler Tunç.
AYŞE _ Bu arada senin katkılarını unutmamak gerekiyor. Galeriyi düzenlemeseydin gösteriyi asla yapamazdık...
TUNÇ _ Önemli değil arkadaşlar!
FERDİ _ (UZAKTAN) Tunç! (ŞAŞKIN) Şey!.. Baban... Burada! Seni çağırıyor!
ARİF _ Nasıl? Muammer amca burada mı yani? Hani o kent dışındaydı?
BEGÜM _ Bir dakika! Tunç yoksa sen... (DEVAM ETMEZ)
TUNÇ _ Hoşça kalın arkadaşlar. Daha sonra görüşürüz!

EFEKT: KAPI AÇILIP KAPANMASI, UĞULTULAR

DEMİRCAN _ Olamaz! Tunç galeri konusunda izin almamıştı bence.
NURİ _ Of! İyi başlayan bir şey kötü mü bitecek yine? Canım sıkıldı.
Yani karnım acıktı arkadaşlar!...
AYŞE _ Varol ağabey! Sen...
VAROL _ Bilmiyordum Ayşe. Tunç’un babasının salonda olduğunu ben de oyun devam ederken öğrendim.
AYŞE _ Umarım çok büyük tatsızlıklar olmaz.
VAROL _ Umarım olmaz Ayşe. Şayet bu olaydan dolayı Tunç zarar görürse, kendimi affetmem! Hiç affetmem!

EFEKT: PROGRAM MÜZİĞİ

FADE



FONDA HAFİF BİR MÜZİK,
ÇATAL KAŞIK SESLERİ


ANNE _ ( ÖNCE UZAKTAN, SONRA AYAK SESLERİYLE BİRLİKTE YAKLAŞARAK) Bir dakika... Bir dakika! Şu olanları bana da anlatın bakalım. Mutfaktayken hiçbir şey duyamadım.
BABA _ Mutlaka duymalısın Sevim! Olanlar inanılır gibi değil çünkü!
ANNE _ Evet? Dinlemeye hazırım...
AYŞE _ Kısaca özetlemek gerekirse, korktuğumuz şey gerçekleşmemiş anne!
ARİF _ Aksine, Muammer amca hemen kapının önünde Tunç’a uzun süre sarılmış.
BABA _ Hatta gözleri bile yaşarmış diyorlar. Ben görenlerin yalancısıyım tabii...
ANNE _ Bu harika bir şey!
AYŞE _ Haklısın anne! Düşünsenize, kötü şeylerin olacağını bekliyoruz ve tam tersi gerçekleşiyor.
BABA _ İşte tiyatronun gücü bu çocuklar. Muammer bey, ihtimal galeriye gelip
o büyük kalabalığı görünce önce büyük bir öfke duydu.
ANNE _ Tabii o an yapabileceği bir şey olmadığı için bir kenara oturdu ve olup biteni izlemeye başladı...
BABA _ Derken oyunun gücü kısa zamanda onu da ele geçirdi.
ANNE _ Dahası, sanırım oyundaki Büyük Reis’le kendisini özdeşleştirdi ve Tunç’a haksızlık yaptığını fark etti.
ARİF _ Bu doğru! Müthişin anne. Tunç’u Küçük Sincap’a benzetmek hiç aklıma gelmezdi doğrusu.
BABA _ Söyledim ya! Bütün bunlar tiyatronun gücü çocuklar. İnsan sahnede doğrusuyla yanlışıyla kendisini görüyor.
ANNE _ Tunç’un adına çok sevindim. Umarım bundan böyle babasıyla iyi bir dostluğu olur.
BABA _ Haberlerin devamı da var Sevim. Üstelik çok sevindirici...
ANNE _ Söylesenize öyleyse. Meraktan çatlıyorum zaten.
BABA _ Muammer bey daha sonra Varol’la da tanışmış. Onu hararetle kutlamış ve yaptıkları için teşekkür etmiş.
ANNE _ Bu da çok güzel elbette! Yaptığı, tam bir incelik.
BABA _ Hepsi bu kadar da değil. Sanırım Muammer bey, Varol’un bacağıyla ilgili olarak iyi şeyler düşünüyor.
ANNE _ Anlamadım? Yani...
AYŞE _ (ATAK) Duyduğumuza göre,Tunç’un babası Varoş ağabey’in ameliyat masraflarını üstlenecekmiş anne.
ANNE _ Ooo! Bu olağanüstü bir jest!
ARİF _ Düşünsenize! Varol ağabey belki de sahneye çıkabilecek. Oyuncu olabilecek!
BABA _ Bu mümkün tabii! Bana sorarsanız, Yine de bir şanssızlığı var delikanlının!
ANNE _ Neymiş o Metin?
BABA _ Gördün işte! Oyunculuk alanında çok ciddi rakipleri var. Üstelik iki tanesi bu evde!
AYŞE _ Baba! Bizimle eğleniyorsun.
BABA _ Doğru söylüyorum kızım. Şaka bir yana, gösteride sizlerle gurur duydum çocuklar.
ARİF _ Madem öyle... senden bir şey isteyebilir miyim baba?
BABA _ Söyle bakalım. Umarım yapabileceğim bir şeydir.
ARİF _ Şey... Bundan sonra benim adım Arif değil, Küçük Sincap olsun,
ne dersin?..
BABA _ Olabilir tabii. Seni selamlıyorum Küçük Sincap!
ARİF _ Ben de seni selamlıyorum Büyük Reis!...
ANNE _ Haydi bakalım kızılderililer! Çorbanızı soğuk içmek istemiyorsanız
doğru masaya!
BABA _ Dolunay’ın emrini duydunuz çocuklar. İkiletmeden masaya geçsek
iyi olacak. Eeee? Daha ne bekliyorsunuz peki?

NEŞELİ KONUŞMALAR SÜRERKEN, FADE

PROGRAM MÜZİĞİ DEVAM EDER.













3653




Geri Dön   Yukarı Çık







© 2007 Her hakkı saklıdır.