Anasayfa |    
Önel'den Merhaba |    
Biyografi |    
Kitapları |    
Oyunları |    
Yazıları |    
Çizimleri |    
Hakkında |    
Forum |    
İletişim |    





Erteleme Oyunu

iki Perde

Oyun Kişileri

Kültür Bakanlığı; Oyun Büyük Ödülü; 2000

A (Ali, Aydın)
B (Berrin, Berna)
C( Cem, Celal)

Oyun Hakkında

"Erteleme Oyunu", entelektüel bir hesaplaşmaya tanıklık çağrısı aynı zamanda. Zamanın farkındalığı, geçip gidenlerin yazıklanması, yitirmeler, yeniden kazanmalar...bireyin hayata karşı "olgunlaştırmaya çalıştığı" belli belirsiz telaşların toplamı oyunumuzun konusu. Keyifli bir olay örgüsü, yer yer karşımıza çıkan sürprizler "Erteleme Oyunu"nu ilginç kılıyor.


Oyundan/

B.Olacağı buydu. Kısa devre. Kısa bir devre, uzun bir bekleyiş. (DURUR) Atölyedeki koca fırın kullanılmaz durumda, düşünebiliyor musun? Çocuğun bir anlık dalgınlığı! Önce büyük bir gürültü, ardından sessizlik. İnanamıyorum, en az bir aylık bir gecikme... Bir ay! Ali? Beni duydun mu?

A.Efendim?

B.Beni dinlemiyorsun.

A.Yo, kulağım sende. Bir sözcük arıyordum.

B.Benim...

A....söylediklerini de sözcüğü sözcüğüne yineleyebilirim, tamam mı?

B.Pekala. Evet?

A.Evet ne?

B.Neler söyledim az önce?

A.Bu sınavı sık sık yapmak zorunda mısın?

B.Sık yinelemek zorunda kaldığım bir durum demek...

A.Fazlasıyla.

B.Bunun bir anlamı olmalı.

A.Ne gibi?

B.Dinlenmediğim duygusunu yaşatıyorsun bana.

A.Yapma Berrin’

B.Harika doğrusu! Önemli bir sorunum var ve...

A.(KİTABI BIRAKIR; KALKAR) Bir dakika!

B.(DEVAM EDEREK) ..ve ben... bir aptal gibi... boşuna konuşuyorum! Ya da bir deli gibi... tek başına!

A.Seni utandırabilirim.

B.Çocukça!

A.Fırından söz ediyordun.

B.Dayanılır gibi değil...

A.Elektrik kontağı. En az bir aylık bir erteleme...

B.Yeter, dinlemek istemiyorum.

A.Kabul et, sınavı verdim. Daha ne istiyorsun Allah aşkına?

B.Hiçbir şey! Umarım bunu da duymuşsuzdur.. (ÇIKAR)

A.(YÜKSEK) Sergin gecikecek...canın buna sıkıldı... Baksana, belki de bir çözüm bulabiliriz. Sezginler’n fırınından yararlanabilirsin belki. (YANIT BEKLER; GELMEZ, KOLTUĞA GEÇER, KİTABI ALIR) Topu topu bir aylık gecikme... Dünyanın sonu değil ki yavrum! Aslında...sanki sorunun benimle. (B. GİRER) Ne istiyorsun benden?

B.Biraz ilgi!

A.Kadınca bir tepki bu. Sana yakışmıyor.

B.İnsanca desek nasıl olur?

A.Peki, özür dilerim..

B.Duvara çizik atmalıymışım...

A.Nasıl?

B.Özür diliyorsun. Çok kolay özür diliyorsun.

A.Bunun için de özür dilerim.

B.Bu da günün komikliği olsun!

A.Daha önceleri gerçekten komik bulurdun.

B.Daha önceleri? O kadar çok mu geçti?

A.Günün birinde, daha önce hiç gitmediğin bir yerde, yalnızca o akşam için masa arkadaşım olan birine, bak ahbap... ben de denedim ama beceremedim demek istemiyorum...

B.Öyleyse gayret!

A.Ne demek bu?

B.Bir şeyler yapmalısın!

A.Haklısın. Örneğin bilmediğim yerlere gitmem. Tanımadığım adamlarla içmem.

B.(GÜLER) Yeter!

A.Sonunda güldürdüm.

B.Canım çok sıkkın.

A.Bir şeyler yolunda gitmiyor ve öfkeleniyorsun.

B.(ALAYCI) Ya! Oysa sizi örnek alsam kim bilir ne kadar rahat ederdim Ali bey!

A.Golü kaçırmadın.

B.Hak ettin. Son iki aydır parmağını bile kıpırdatmadın.

A.Başa döndük.

B.Yani?

A.Zorun benimle.

B.Tek satır yazmadın Ali. Söz vermiştin.

A.Oyunla ilgili kaygılarım var Berrin... Biliyorsun. En az beş kez başa döndüm.

B.Paylaşmayı dene!

A.Lafın buraya geleceğini biliyordum. Öyle ya, dostların akılcı önerilerine kulak verilebilir.

B.Cem’den söz ediyorsan...

A.Söz eden ben değilim ki! Konuyu buraya getiren sensin.

B.O bir yönetmen.

A.Yazar değil ama! Neden anlamak istemiyorsun?

B.Bildiğin gibi yap... Benim sorunlarım bana yeter.


A.(SEVECEN) Atölyeye gidelim mi?

B.Gecenin bu saatinde mi? Ortalık rezildir şimdi. Her yer kir pas içindeymiş. Yarın ustalar gelecek. Sonra da temizlikçiler...

A.Ciddi bir tehlike atlattığınızın farkında mısınız? Yangın çıkabilirdi.

B.Aslında endişelendin ama belli etmiyorsun.

A.(DOKUNDURMAYI FARK EDER) Nereden çıkardın? Sırf böyle söylemem gerektiği için böyle söyledim!

B.Beni seviyorsun!

A.Katılmıyorum...

B.Ne?

A.Her zaman benim yerime konuşmak zorunda mısın?

B.Tamam sustum, sen söyle.

A.Ismarlama olmuyor!

B.Bekleyebilirim. (DURUR) Komik olduğumuz muhakkak! (TELEFON ÇALAR)

A.Ben bakarım... Alo? Cem? Bu nasıl bir iletişim, anlamak mümkün değil... Evet, az önce senden söz ediyorduk... Elbette kötü! Nasıl? Evdeyiz işte! Bir şey? Yo getirme.... Peki, görüşürüz... (TELEFONU KAPATIR) Birazdan buraya geliyor.

B.Provaları yok muydu?

A.Anladığım kadarıyla bir kez aha hüsran! Sanırım bu oyundan vaz geçecekler.

B.Ali!

A.(ANLAMIŞ) Hazır değilim!

B.Yazdıkların kadarıyla... Bir göz atsa ne ö çıkar?

A.Boş ver! Biliyor musun, seni yeni keşfettiğim bir yere götürmeyi düşünüyordum. Kısmet! Cem gelecek....

B.İnanayım mı?

A.Hadi bunun için de bir sınav yapalım.

B.Nasıl yapacağız?

A.Önerimi daha önceden peçeteye yazmıştım...

B.Peçete? Nerede?

A.Sözlüğün içinde.

B.(KARARSIZ) Yalan söylüyorsun!

A.Denemesi bedava. (KİTABI UZATIR; B. ÇEKİNGEN BİR İKİ ADIM ATAR, A. ONU YANINA ÇEKER) Gel buraya!

B.(SEVİMLİ) Yalancı! Bırak beni...

A.Her zaman kandırabilirim.

B.Çok mu safım?

A.Çok dürüstsün.

B.Aslında sen de...

A.(KESER) Uzatma. Karşılıklı cilaya gerek yok...

B.Çirkindi!

A.Ne?

B.Yoksa komplekslerin mi var?

A.Mümkün!

B.Belki de bu yüzen yazamıyorsun.

A.Bilmem...

B.Düşünene, oyunun bir harika olmuş..Eleştirmenler seni yere göğe sığdıramıyorlar...kaçacak delik aranırsın sanırım...

A.Bunu bir düşünmeli.

B.(ABARTILI) Bu akşam ne kadar kepazesiniz!

A.Ne dedin?

B.Hanımefendi, yüzünüze tükürdüklerini iletmemi rica ettiler...

A.İyi misin? Nedir bu saçmalıklar?

B.Adı üstünde, saçmalık işte. (KİTABI ALIR) Hangi sözcüğü arıyordun?

A.Bilsem arar mıyım?

B.Yazar gizli dünyasını asla açık etmemektedir.

A.Farkında mısın, sorununu unuttun.

B.Atölye mi? Hayır, unutmadım... Ancak yapacak bir şey yok. (BEKLER) Nereye götürecektin?

A.Nasıl?

B.Cem gelmeseydi yani...

A.Unutmadın demek! Kırık dökük, alabildiğine salaş bir yere götürecektim... Ancak insana güzel şeyler anımsatan bir yanı olduğu d muhakkak. Üstelik, özellikle bu gece tüm masalarını patlamış fırın sahibi seramikçilerin doldurduğuna bahse girerim. Aralarında bir iki tane oyunlarını gün ışığına çıkarmaya yeminli oyun yazarına rastlamak da mümkün tabii. Müthiş barışçı bir ortam... Herkes tatlı tatlı içkisini yudumluyor... Arada bir tuhaf şakalar yapıp gevrek gevrek gülüyorlar...

B.Derken, sabaha karşı sokağa dökülüyoruz... Dışarıda akşamdan kalma bir yağmur...

A....ve bir düzine ıslak sokak köpeği... Daha sonra hep birlikte kafalarımızı gökyüzüne çevirip bir ağızdan ulumaya başlıyoruz...

B....birden başımıza gece bekçileri üşüşüyor ve bizi semtin karakoluna götürüyorlar...

A.Sabah çayı için!

B.Umarım öyledir. Peki sonra?

A.Sonrası yok... Öykü burada bitti.

B.Sıradan bir öykü oldu....

A.Ama birlikte ürettik!

B.Biliyor musun, sende bu var...

A.Neymiş o?

B.Küçümsüyorsun... Yazdıklarını küçümsüyorsun... Belki de karar veremediğin konu bu.

A.(ALAYCI) Sence bu insanlar için bir şeyler yazmaya değer mi?

B.Aptalca bir şaka.

A.Beklediğim tepki. Ne güzel şakalaşıyorduk...

B.Bazı şeyleri...

A....ciddiye almalıyım!

B.En kolayını yapmaya devam et.. Alay et!

A.Yine de sana bayılıyorum!

B.Böyle söylenirken bile, öyle mi?

A.Dozu artar mı dersin?

B.Yaşamadan bilinmez!

A.Doğru.

B.Bu laf benim değil.. Hatırlasana, Cem’le Defne için söylemiştin.. Yaşamadan bilinmez.

A.Sıradan bir genelleme!

B.Sana ait olduğu için mi? (A. YANITLAMAZ; KİTABI KARIŞTIRMAYI SÜRDÜRÜR) Ya sen?

A.Nasıl?

B.Aşık mıydın Defne’ye?

A.(ŞAŞKIN, GÜLÜMSER) Gecenin sorusu mu bu?

B.Yüzün kızardı.. Kaçıyorsunuz Ali bey... Kaçıyorsunuz.

A.Berrin? Şakamı yapıyorsun?

B.Neden alındın? Konuşuyorduk...

A.Onunla çok eski arkadaştık..

B.O?

A.Defne’den söz ettiğimizi sanıyordum...

B.Adını söylemek istemiyorsun.

A.Elbette. Çünkü ona hala aşığım! Adını söyleyince i,çimde bir şeyler hop ediyor...

B.Gereksiz bir tepkiydi.

A.Pekiştirmek için gerekliydi! Adam eski aşığından söz eden karısına öfkelenir.. Karısı sakindir... Tüm dikkatini tepkinin dile getiriliş biçiminde yoğunlaştırmıştır. Adamın tepkisi giderek artar.. Kadın sonunda geri adım atar...

B.Oyunu ertelememiş miydin?

A.(AYAĞA KALKAR) Yazıldı bitti bile. İzliyorsunuz Berin hanım! Öğrenmek istediğin başka bir şey var mı? Telefonlaştığımızı söylemiş miydim?

B.Vodvil olduğunu bilmiyordum...

A.Kendimle eğlenmesini iyi bilirim.

B.Farkında mısın, gerçekten de savunmaya geçtin.

A.Öyle mi?

B.Donanımın müthiş! Kendini saklayacaksan baş edemem seninle.

A.Saçmalık bütün bunlar! Kendimi neden saklamaya kalkayım ki?

B.Aptal bir kıskançlık krizi mi yaşadığımı sanıyorsun?

A.Bir şey anlamadım!

B.Sana kızdım..hepsi o kadar.

A.Kızdın mı? Neden?

B.Defne’ye haksızlık yaptın.. Tıpkı oyun gibi. Sürekli erteledin onu. Belki de boşuna yükleniyorum sana.. Tarzın bu senin... Haz aldığın bile söylenebilir... (KİTABI ALIR; SALLAR) Sözcüklere takılıyorsun!

A.Zararsız olduğunu sanıyordum.

B.Kullan onları! Yürekli ol...

A.Bunları söyleten bir şey olmalı...

B.Aşk gibi!

A.Bu iyiydi. Yine de aradığım sözcük değil.

B.Bir an için kıskandığımı düşündün...Ne komik!

A.Bir duygum olsaydı... sözcükleri kullanırdım.

B.Sorunun bu belki.

A.Sorunum?

B.Acıktığının bile farkına varmıyorsun bazen.

A.Ne mantık!

B.Kendisi konuşmaz ama yazar! Bu ara ikisini de yapmıyor.

A.Erteliyor.. En büyük eğlencesi!

B.Canını sıktım...

A.Bu da senin eğlencen. Önceleri yapmazdın. (TEDİRGİN) Defne’yi nereden çıkardın Allah aşkına?

B.Belki de kadın için üzülüyorum..

A.Bu düşünceni sakın ona söyleme.

B.Bir şeyler söylemesi gereken sendin. Zamanında!

A.Sana söyledim ama...

B.Hayatının davranışıydı. O akşam işi gücü bıraktın...

A.Müthiş bir tempoyla çalışıyordum...

B.Belki de bundan rahatsız oldun. Diyaloglar kendiliğinden akıp gidiyor.. Birden ürktün! Yazdıkların seni çoktan aşmıştı.. İstesen de frenleyemiyordun.. (DURUR) Ne yazmıştın? O gece... Madan kalkmadan hemen önce!

A.Bilmek mi istiyorsun?

B.Evet.

A.Adam.. kadına onu sevdiğini söylüyordu.

B.Bu daha korkunç!

A.Hangisi?

B.Bıraktığın yerden sürdürdün. Oyundan hayata kolaycacık geçiverdin.. Tanrım! Kendimi herhangi bir sözcük gibi görüyorum.. Bir ad..Berrin...konuşma çizgisi.. üç nokta...

A.Bu çok aptalca!

B.Berrin, çizgi.. neden böyle söylüyorsun Ali... soru işareti...

A.Kes artık!

B.Ali, çizgi..kes artık...ünlem...

A.Allah kahretsin! (KOLTUĞA GEÇER; ZİL SESİ DUYULUR)

B.Cem geldi! (KAPIYA GİDERKEN DURAKLAR) Tamam... Ne yaptığımızın bile farkında değilim. Belki bu kez benim özür dilemem gerekecek. (ZİL SESİ) Yaptığımız şey her ne ise... ertelesek iyi olacak! (ÇIKAR.; A. KİTABI KARIŞTIRIR, BIRAKIR; SIKINTIYLA DOLANIR)

C. (GİRER) Merhaba... Savaş kokusu var burada.

A.Hoş geldin Cem.

C.Telefondaki sesin daha keyifliydi. (B. GİRER)









2822




Geri Dön   Yukarı Çık







© 2007 Her hakkı saklıdır.