Anasayfa |    
Önel'den Merhaba |    
Biyografi |    
Kitapları |    
Oyunları |    
Yazıları |    
Çizimleri |    
Hakkında |    
Forum |    
İletişim |    





Kaçma Oyunu

İki Perde

Oyun Kişileri


Genç
Kız
Pan
Usta
Akrep
Kadın

Oyun Hakkında

"Ne"den, "nereye kadar" ve "ne adına" kaçarız? Bireyin yaşam boyunca içten içe yanısıra gezdirdiği "kaçma" duygusunu alegorik bir öyküye yerleştirerek sorgulayan ve izleyici zihninde yeni sorulara yönelmeyi amaçlayan bir oyun.


Oyundan/


KIZ . İşte dinlemeye gönüllü biri. Öyleyse anlatabilirim. Evet, banka yaklaşıyor ve elindeki keman kutusunu yavaşça banktaki kağıtların üstüne bırakıyor. Aklım nasıl karışık o an! Birden öfkeyle başımı kaldırıyorum ve onunla göz göze geliyorum. Aman Tanrım! Ben bu adamı bir yerden hatırlıyorum...

USTA. Tuhaf! Doğrusu bu hiç aklıma gelmezdi!

PAN. Neymiş o?

USTA . Kaçakların günün birinde geri dönecekleri elbette! Belki de başıma gelmediği içindir. Şu deli kız da bakın! Tam bir çılgın bu... Uydurduğu masallarla kafamı karıştırıyor.

PAN . Sanatın gücü!

USTA. Sanatın gücü mü? Hiç anlamam bu işlerden. Sen anlar mısın yoksa?

PAN . Ben...

USTA . Sahi, ne iş yaparsın dostum?

PAN . (ÖFKELİ) Şu an... tek yaptığım şey kaçmaya çalışmak, biliyorsun bunu.

USTA . Seni kızdırmak istemedim canım!

AKREP . (KIZ’A) Devam et lütfen!

KIZ. Siz...Yoksa dinliyor muydunuz?

AKREP. Elbette!

PAN . (ALAYCI) Dikkatli bir dinleyici. Anlatılan olmamak koşuluyla.

AKREP. Benime sürekli uğraşacak mısınız?

PAN . Dişinizi sıkın. Yolculuk devam ediyor, yani onun söylediğine göre! Bu hesapça benden kurtulmanıza da bir şey kalmadı.

AKREP. Korkak bir gürültücüsün sen!

PAN . (DOĞRULUR) Ne dedin sen?

AKREP . Korkak ve gürültücü olduğunu söyledim. Pekala duydun!

PAN . İşe bak! Şimdi de hakarete uğruyoruz. Bir dakika daha duramam burada. (GENǒE) Kalk çabuk.

GENÇ. Ne oldu ki?

USTA. Sakin ol evlat! Çok çabuk parlıyorsun. Bu kadar öfkeyle asla yol alamazsın. Asla bir yere ulaşamazsın!

PAN. Korkak ve gürültücüyüm demek! Duvar gölgesine pısmış kediyi andıran ben değilim ama. Şu kucağından düşürmediği çantaya ne demeli peki?

USTA. Üzgünüm ama burada tartışmanıza göz yumamam.

GENÇ. Gidecek miyiz?

PAN . Az önce söyledim işte. Biz...

KIZ. (YÜKSEK) Yeter artık! Herkes kendi adına konuşsun!

PAN . Ne?

KIZ . (ÇEKİNGEN) Yeni bir şey söylemedim. Az önce senin kullandığın cümleyi yineledim o kadar. (GENǒE) Evet? Konuş lütfen! Bir şeyler söylemelisin.

GENÇ. Biz...

KIZ . Kendi adına!

PAN . Saçmalık bu. Onu etkilediğimi mi düşünüyorsunuz yoksa?

AKREP. (KALKAR, DEPO KAPISINA İLERLER) Hepinize iyi geceler.

KIZ . Yatmaya gidiyorsunuz. Onun ne söyleyeceğini merak etmiyor musunuz peki?

AKREP. Merak etmiyorum küçük kız. Çünkü bu gürültücü de, şu halim selim delikanlı da ne yazık ki benimle birlikte şilepte olacaklar. Adım gibi biliyorum bunu. Bunca yıl kimlerle uğraştım sanıyorsunuz!

PAN . Duyuyorsunuz. Hala hakaret ediyor.

USTA . Yeter artık. Susmazsan gürültücü olduğuna ben de inanacağım.
(GENǒE BAKAR) Evet sevgili delikanlı. Sanırım tam da bu noktada bir şeyler söylemen gerekiyor.

GENÇ. Ben.. hikayenin sonunu merak ediyorum!

KIZ. (HEYECANLI) Unutmamış, gördünüz mü?

AKREP. (DÖNER) Benim de unuttuğumu sanma. Ne var ki, anlatacağın hikayenin de sonunu biliyorum!

KIZ . Gerçekten biliyor musunuz?

AKREP. (SÜRDÜRÜR) Delikanlı o ana kadar hiç konuşmamıştır. Kızın yüzündeki şaşkınlık kocaman bir sessizliğe dönüşür birden. İpeksi bir yumuşaklık, ardından kocaman bir sessizlik. Kaçma telaşındakiler, orada, bankın üstüne abanıp kalmışlardır sanki. Şu tuhaf filmlerdeki gibi işte. Az sonra zaman yeniden bildik hızında akmaya başlayacak, yani akıl almaz bir biçimde sürüp gidecektir. Hiçbir kaçak kaçırdığı bu anı hatırlamaz. Belki de hep böyle olmuştur... İki nokta arasındaki uzaklığın ömrü uçurumla açıklanabilir bu yüzden! Duyabilselerdi, görebilselerdi , dahası katılabilselerdi belki de kaçmaya hiç kalkışmayacaklardı! Sonuç olarak, evet o boşluğa asılı zaman aralığında delikanlının kutusundan çıkardığı kemanı yavaşça çenesinin üstüne yerleştirdiğini, arpeji sağ eliyle kavradığını ve gözlerini kısıp Bach’ın o en akıldışı, en güzel yapıtlarından birini seslendirmeye başladığını asla bilemeyeceklerdir. Söyledim! Yalnızca bunu duymaları bile kaçma gerekçelerini yerle bir etmeye yetecek kadar olağanüstüdür. Yine de müziği genç kızdan başka duyan olmaz. Belki de hiç çalınmamış olan o ilahi müziği... yalnızca o duymuştur! (SESSİZLİK) İyi geceler!



Akrep depo kapısında kaybolur; sahnedekilerden tek sözcük çıkmaz.
Karanlık












2502




Geri Dön   Yukarı Çık







© 2007 Her hakkı saklıdır.