Anasayfa |    
Önel'den Merhaba |    
Biyografi |    
Kitapları |    
Oyunları |    
Yazıları |    
Çizimleri |    
Hakkında |    
Forum |    
İletişim |    






Tin'in Özgürleşmesi İçin Çağrı!


1.10.2008


“Kırım, kıyım, kıtlık” yetmişli yılların keskin sloganlarında soğuk yüzünü göstermekten çekinmeyen üç silahşorlar olarak bilinir. Sert rüzgarların insanlarla birlikte ideolojileri de savurduğu bir gerçek. Günümüzde kaleleri teslim alan emperyalin giderek insan onurunu tehdit ettiği bir süreçte, elimizde kalanların muhasebesini yapmakla mı avunacağız peki?

Hayır! İnsan çağını sorgulamaktan vazgeçmedikçe umut devam ediyor demektir. Alman düşünür Hegel’in batıda enine boyuna yeniden tartışılmakta olduğunu biliyoruz. Sözünü ettiğim yıllarda felsefenin bir biçimde hayatın daha bir içinde yer aldığı da yadsınamaz bir gerçek. Sonuçta, günümüzde içi boşaltılmış kavramların gel gitinde savrulan insanoğlunun seçimini yine akıldan ve sağduyudan yana yapması kaçınılmaz oluyor. Felsefe Dergisi’nin eski sayılarını raflardan indirmenin tam zamanı değil mi yoksa? Bu nedenle Hegel okumalarının, bir moda olmasının da ötesinde, bir gereklilikle buluştuğunu gözden uzak tutmayın lütfen. Diyalektiğin, etik yapılanmanın, dinin, var olma bilincinin, bilginin ve elbette “tin”in açıklamasına bir kez daha yakınlaşmayı deneyin. Düşünce, sonsuz açılımlara olanak tanıyan o büyük labirentinde bizleri ağırlamaya hazır aslında. Küçük bir hareket, sıra dışı bir merak yolculuğu mutlaka başlatacaktır.

Sonbahar, doğadakinin aksine, hareket ve berekete yönlendirir insanları. Üretkenliğin meyvelerini derlemenin keyfi yeni işlere, çalışmalara da yelken açtırmak için yeterli olmalı. “Sabun Adam”, geride kalan verimliliğin bir ürünü. Yeni bir öykü kitabının yazarlık serüvenime katkısını ben yapacak değilim elbette; ama bildiğim bir şey, yazmanın da ötesinde paylaşmanın faziletiyle ilgili. Adını koymakta zorlanacağım bir tazelenmenin tuhaf duygusu diye açıklayabilirim yalnızca. Yazmanın da bir açıklaması yok sonuçta; paylaştığım o “gizil gerçeğin” ne olduğunu ise yepyeni bir yazınsal yolculuk başlatarak yanıtlayabilirim ancak. “Sabun Adam”ın yanı sıra, “Beybaba’dan Masallar” başlığıyla bir masal dizisinin de _şimdilik dört küçük kitap_ piyasaya dağıtıldığını haberleyeyim en iyisi. Çocuklar için yazmak, yazının kutsal labirentinde “çok özel bir bölümü” işgal ediyor kanımca. “Çıplak Zebra”, yine çocuklar için hazırladığım bir kitap. Kısmetse, onu da Kasım başındaki İstanbul Kitap Fuarı’nda göreceğim; Ferit Avcı dostumun güzel çizgileriyle.

Çok öznel bir döküm oldu biliyorum. Ne ki, az önce paylaşmaktan söz etmiştim zaten. Bu sayfa sanki böylesi bir lüksü kaldırıyor. Tin’i Özgürleştirecek” her tür çabanın insana yakıştığı düşüncesiyle noktalıyorum bu kısmi şımarıklığı! Bu ayrıcalığa her zamankinden daha fazla gereksinim duyuyoruz belki de. Nedenlerini merak edenleri ise bu noktada küçük okuma önerileriyle baş başa bırakmakla yetineceğim.


Okuma Önerileri

Felsefe Dergisi; “Hegel Özel Sayısı”;De Yayınları; sayı 32, 1990
Baykuş; “Hegel Özel Sayısı” Antalya Üni. Felsefe Bölümü yay. 2008
Monokl; “Hegel Sayısı”; İstanbul; 2008
Maurice Blanchot; Karanlık Thomas “anlatı”; Metis Yay.2007










30.09.2008
2190






Geri Dön   Yukarı Çık







© 2007 Her hakkı saklıdır.